Tarih: 01.05.2016 10:25
Akdogan, Paralel’in yeni oyununu desifre etti
Basbakan Yardimcisi Yalçin Akdogan, paralel yapiya iliskin, "Milli güvenlik sorunu olarak tanimlanan bu anlayis, simdi yeni yeni taktiklerle bir sekilde ayakta kalmaya çalisiyor. Farkli vakiflar, cemaatlerin içine sizip öyle görünmeye çalisiyorlar" dedi.Vakiflar Haftasi, TBMM'de düzenlenen törenle basladi. Törene Basbakan Yardimcisi Yalçin Akdogan, eski TBMM Baskani Bülent Arinç, Vakiflar Genel Müdürü Adnan Ertem, Keçiören Belediye Baskani Mustafa Ak ve diger yetkililer katildi. Törende konusan Basbakan Yardimcisi Akdogan, karsiliksiz iyilik yapanlarin tarihin en kiymetli eserlerini insa ettiklerini ifade etti. Vakif ruhunu yasatmaya çalistiklarini belirten Akdogan sunlari kaydetti:"Bu da yakin tarihimizde çok büyük sikinti olmus bir konudur. Bunu nasil mecrasindan saptirabiliriz, fonksiyonlarindan uzaklastirabiliriz? 'Sadece genel müdürlügün yönettigi vakiflar degil, diger sivil toplum örgütü anlamindaki vakiflari da nasil bastirabiliriz, sindirebiliriz, asli amacindan uzaklastirabiliriz' diye birçok faaliyetin oldugunu gördük, yasadik. Ama hamdolsun bugün hepsi çok iyi durumda, giderek daha da büyüyorlar. Vakiflar elde ettigi gelirle 4 bin 500 eseri restore etti. 5 bin ögrencimize, toplamda 15 bin yüksekögretim ögrencisine burs veriyor. 5 bin ihtiyaç sahibi vatandasimiz muhtaç ayligindan istifade ediyor. 22 bin aileye kuru gida veriliyor. Bugün sosyal devlet geçmise göre daha fazla hayata geçiyor." "Islam'da, Islam tarihinde sivil inisiyatif, hak ve adalet anlayisi da çok önemlidir" diyen Akdogan, söyle devam etti:"Bugün bütün vakiflarimiz, derneklerimiz, cemaatlerimiz bu anlayisin bir devamidir. Ama bu noktada bu anlayisa zarar veren, zehirleyen bir kisim yapilar ortaya çikmadi mi? Çikti. Bunu da gördük. Etkinlik alani içinde olan sivil toplumda, vakiflarda, medyada, baska alanlarda yanlis yollara sapan, bu alanlardaki destek vererek insanlara ihanet eden, devlete ihanetten önce kendilerine manevi duygularla, iyi hislerle destek veren insanlara ihanet edenler de oldu, çikti. Bu anlayisi zehirlemeye çalistilar. Bunlari da birbirinden ayiriyoruz. Samimiyetle, Allah için, millet için faaliyet gösterenler, bir de casusluk sebekesine dönüsüp kendi ülkesine ve milletine ihanet etmeyi tercih edenler. Bu ikisini de birbirinden ayiriyoruz. Milli güvenlik sorunu olarak tanimlanan bu anlayis, simdi yeni yeni taktiklerle bir sekilde ayakta kalmaya çalisiyor. Farkli vakiflar, cemaatlerin içine sizip öyle görünmeye çalisiyorlar. Mali, mülkü satip yurt disina kaçirmaya, sanki babalarinin maliymis gibi veya farkli kisilere devretmeye çalisiyorlar. Bu sorusturma hepsine uzanir. Ticari maksatla bir kisi o sirketi devralirsa bu suça ortak olmaktir. Bu yüzden dikkatli olmak gerekir. Onun ötesinde baska cemaatlere, vakiflara ucuza devrediyorlar ki, sorusturma onlara da dokunsun, desinler ki 'devlet cemaatlerin üzerine gidiyor'. Bu oyuna kimse alet olmasin. Devletimiz, hükümetimiz bu konuda büyük bir hassasiyetle kili kirk yararak hareket ediyor, ama bütün bu yapilarin da bu ser odaklarinin yeni taktiklerine karsi dikkatli olmasi önem tasiyor."Vakiflar Genel Müdürü Adnan Ertem ise, vakiflarin Islamiyet'le sekillendigini, bu topraklarda kurumsallastigini belirterek, Selçuklu döneminde yayginlasan vakiflarin 11. yüzyildan itibaren sivil inisiyatifin devletten bagimsiz olarak yapilanmaya basladiginin göstergesi oldugunu söyledi. Ertem, "Devletin hiçbir sekilde maddi kaynak saglamayan Genel Müdürlügümüzün özgün yapisina bakildiginda, sivil toplum ile kamu yönetimi arasindaki merkez bulundugunu söylemek mümkündür. Kurumumuzun en üst kurumu olan Vakiflar Meclisi'nde hem kamu yönetiminin hem de sivil toplumun ayni anda temsil edildigi özel bir yapilanmadir" ifadelerini kullandi.
Orjinal Habere Git
— HABER SONU —