Tarih: 01.07.2015 10:25
Bahçeli’den 'Suruç' açiklamasi
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Baskani Devlet Bahçeli, Sanliurfa ve Adiyaman'daki terör saldirilarini kinayarak," Kim olursa olsun, neye inanirsa inansin insan hayatina kast eden canileri ve terörist hedefleri amasiz ve önsartsiz lanetliyorum" dedi.Yazili bir açiklama yapan MHP lideri, "Ortadogu'da uzunca bir süredir sahnelenen ve küresel bir arka plani oldugu tartismasiz olan kaos ve karmasanin giderek çitayi yükselttigi anlasilmaktadir. Komsu cografyalar istikrarsizlik ve isyan parantezine sikismis ve hapsedilmis haldedir. Terör saldirilari tahammül sinirlarini ve hazmetme ölçülerini çoktan asmis durumdadir. Bu karanlik tablo ülkemize yansimakla kalmayip dogrudan dogruya tesir etmektedir. Nitekim Türkiye'nin milli güvenlik ve asayisi yüksek yogunluklu risk ve tehlikelerle karsi karsiyadir. Mübarek Ramazan ve bayram günlerini geride birakir birakmaz sanki dügmeye basilmisçasina felaketler, ölümler ve saldirilar arka arkaya basgöstermistir. Terör kanli yüzünü, acimasiz yanini, hain niyetini Adiyaman ve Sanliurfa'da bir kez daha açiga vurmustur. Adiyaman Merkez/Doganli ve Çatalagaç bölgesinde bölücü terör örgütü militanlarinin açtigi ates sonucunda bir vatan evladi sehit olurken, ikisi de yaralanmistir. Kahraman askerimize Cenab-i Allah'tan rahmet dilerken, yaralilara acil sifalar temenni ediyorum. 'Analar aglamayacak, terör bitti, bayraga sarili tabutlar gelmeyecek' yalan ve istismarina artik aldanacak kimseler kalmamistir. Bilakis bölücü terör örgütü, imkan ve kabiliyetini ileri bir asamaya tasimis, eylem yapma, pusu kurma ve silahli saldiri kapasitesini daha da güçlendirmistir. Geçtigimiz 28 Subat'ta Dolmabahçe'de toplanip Imrali canisinin on maddelik ihanet metnini yol ve müzakere haritasi olarak benimseyenler bölücülügün ve terörün aldigi mesafede pay sahibi olan sorumsuzlardir. Bu gerçegi inkar edip tevil yoluna sapmaya çalisan Cumhurbaskani Erdogan'in, bayramin ilk günü yaptigi eften püften açiklamalar sadece göz boyamanin ve suçluluk telasinin eseridir. Çözülme süreci PKK'nin hain taleplerine kuluçka islevi görmenin yaninda; devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlügüne agir hasar vermistir. Bu gerçegi yok saymak, islenen suç ve cinayetlere kilif aramak hiç kimseye bir fayda saglamayacagi gibi, iç huzur ve kardeslik ikliminin lehine de olmayacaktir. Siddete bulasanlar, terörü politika vasitasi yapanlar, bölünmeyi çözüm sananlar, pazarlik masalarina oturup Türkiye'nin parçalanmasina açiktan hizmet edenler elbette emellerini gizlemeyeceklerdir. Maalesef ki Türkiye, kaynak ve kökeni malum olan her türlü terör örgütünün saldiri ve tahrik kusatmasi altina alinmistir. Ülkemizin çevresindeki çember giderek daralmaktadir" dedi."ÖN SARTSIZ OLARAK LANETLIYORUM""Ortadogu'nun yeni bastan haritasini tanzim ve çizimini vahset projelerine sabitleyen odaklar Türkiye'yi Irak, Suriye, Lübnan ve Libya'ya dönüstürmek için olaganüstü nitelikli bir provokasyonun içindedir" diye devam eden Bahçeli, "Kaldi ki, bugün öglen saatlerinde Sanliurfa ilimizin Suruç ilçesi Amara Kültür Merkezi bahçesinde meydana gelen kanli terör saldirisinin baska türlü izahi olmayacaktir. Bu kapsamda bedenine bomba saran azili bir cani 31 kisiyi öldürmüs, 100'ü askin kisiyi de yaralamistir. Kim olursa olsun, neye inanirsa inansin, hangi bahaneye siginirsa siginsin insan hayatina kast eden canileri ve terörist hedefleri tartismasiz, amasiz ve önsartsiz lanetliyorum. Terörle huzur arasinda tarafsiz ve yalitilmis bir bölge olmadigini herkes görmeli, kabullenmelidir. Suruç'u kana bulayan terör saldirisinin tüm boyutlariyla aydinlatilmasi, iç yüzünün fail ve azmettiricileriyle birlikte ortaya çikarilmasi milletimizin en hakli ve yerinde beklentisidir. Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu isimli paravan bir olusumun, 'Kobani'yi beraber savunduk, beraber insa ediyoruz' kampanyasi çerçevesinde toplanan kalabaligin Suruç'a hareketi felaketle sonlanmistir. Kobani'deki sözde devrimi savunma amaciyla bir araya geldiklerini söyleyenleri; HDP, ESP gibi terör subesi partilerle birlikte bölücülügün yaninda saf tutmus bazi sivil toplum kuruluslari desteklemistir. Istanbul'dan Suruç'a Kobani bahanesiyle yola çikanlarin bir defa amaç ve yöntemleri halis ve ahlaki görülemeyecektir. Kobani askiyla yanip tutusanlarin bu aziz millete karsi mensubiyet sancisi, bu kutlu vatana yönelik muhabbet ve sevgi bunalimi yasadigi kuskusuzdur. Türkiye'de yardim edilecek yer ve insan bitmistir de geriye bir tek Kobani mi kalmistir? Bu sorunun samimiyetle cevaplandirilmasi lazimdir. Istanbul'dan kafilelerle Suruç'a gidenlere izin verilmesi, gerekli tedbir ve güvenlik önlemlerinin alinmamasi ayrica sorgulanmasi ve degerlendirilmesi gereken bir muammadir. Terör örgütü PYD'ye yardim ve yataklik hevesiyle Kobani'ye açilan koridordan geçme gayesi tasiyanlari atesin içine iten, canli bomba alçakligiyla muhatap yapan iliski ve irtibatlarin sis perdesi de mutlaka aralanmalidir" ifadelerini kullandi.DEMIRTAS'A "ELI SAZLI ES BASKANI" BENZETMESIOlayin aydinlatilmasinin hükümetin görevi olduguna daginen MHP lideri, "Karsimizda çok ciddi bir istihbarat ve güvenlik zaafi oldugu ortadadir. Türkiye'nin canli veya cansiz bomba kazanina çevrilmesinde hiç süphe yok ki hükümet her yönüyle mesuldür. AKP'nin ikircikli, ilkesiz, lekeli ve marazi politikalari teröristlere ümit asilamaktadir. Istanbul'dan Suruç'a kadar hiçbir yol kontrolüne ugramadan, hiçbir çevirme ve engellemeye maruz kalmadan seyahat eden, neye ve kimin yararina faaliyet gösterdikleri net olan Kobanicilere devlet irade ve idaresi gösterilememistir. Ihmaller zinciri Suruç'taki canli bombaciya ve arkasinda duran alçaklara aradiklari kanli firsati vermis, sonuçta Türkiye bu menfur hadiseye kilitlenmistir. Türkiye'yi Ortadogu kabusuna çekmek ve çivilemek için örtülü operasyon yapip kutuplasma ve kavga ortamini tahkim edenler içimizden devsirdikleri kurye ve masalarla terör kartini yeniden açmislardir. HDP'nin eli sazli esbaskaninin 'halkimiz kendi güvenligini almak durumunda' ifadeleri Suruç saldirisindan kimlerin nemalanma arayisinda oldugunu bariz sekilde gözler önüne sermistir. Basbakan Davutoglu'nun bugün aksam saatlerinde yaptigi talihsiz ve isabetsiz konusmasi da Suruç katliamini anlamlandirmakta zorluk çektigine isaret etmektedir" dedi.BASBAKAN'IN ÇAGRISINA CEVAP VERDI"ISID ve PYD arasindaki çatismayi Türkiye'ye tasimak isteyenlere koz verircesine, dört siyasi partinin genel baskanlarinin bir araya gelerek teröre karsi ortak bir deklarasyona imza çagrisi samimiyet ve gerçeklerden uzaktir" diyen Bahçeli, açiklamasini söyle tamamladi:"Milliyetçi Hareket Partisi'nin siddet ve teröre karsi nerede durdugu bellidir. Bu konuda hiç kimseye ispat yükümlülügü yoktur. Eger Sayin Davutoglu teröre karsi tavir alacaksa ve de imza atacak bir ortak ariyorsa öncelikle çözüm sirdasi HDP'nin kapisini çalmali ve bu PKK imalatini ikna etmelidir. Bunun için Dolmabahçe mutabakatindan dolayi millet huzurunda özür dilemeli, pismanlik duymalidir. Milliyetçi Hareket Partisi'nin durusu deklarasyonlara bagli olmayip büyük Türk milletinin bizatihi varlik ve vicdaniyla temellenmistir. Terörle arasina çizgi çekemeyenler, bölücülerle saibeli ve suursuz iliski kuranlar hazirlanacak bir deklarasyona imza yerine Türkiye'nin milli hak ve çikarlarini savunacak erdemi gösterebilmelidir. Milliyetçi Hareket Partisi kaynak ve gerekçesi ne olursa olsun her türlü siddet, terör ve bölücülük zehrine hasimdir ve bunlarin karsi cephesindedir. Bu çerçevede partimiz, konum ve durumundan taviz vermeyecegi gibi sahte oyalamalara ve imza tuzaklarina kapali duracaktir."
Orjinal Habere Git
— HABER SONU —