Tarih: 01.11.2017 10:25
Cumhurbaskani Erdogan: Bunun adi ana muhalefet degil, ana hiyanettir
Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan, CHP Genel Baskani Kemal Kiliçdaroglu'nu elestirerek, "Ana muhalefet bunun yükünü daha fazla çekemez, çekmemeli. Çünkü bunun adi ana muhalefet degil, ana hiyanettir. Ana muhalefet makamini komedi sahnesi haline getiren bu zatin basinda oldugu CHP kayiptir. Türkiye gibi bir ülkenin ana muhalefet partisini bu hale düsürmeye kimsenin hakki yoktur" dedi.Orman ve Su Isleri Bakanliginin Bestepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen 375 eseri kapsayan toplu açilis töreninde konusan Cumhurbaskani Erdogan, Kemal Kiliçdaroglu'nun iddialarina cevap vererek, "Ispat ettiginde ben Cumhurbaskanligini birakacagim, siyaseti birakacagim. Ama sende CHP'nin basina bela olmaktan çekil, bu milletin basina bela olmaktan çekil" diye konustu."Tilki yetisemedigi üzüme koruk dermis Bunun örnegi Kiliçdaroglu'dur" 15 yilda yapilan projeleri ve hizmetleri anlatan Cumhurbaskani Erdogan, "Ekonomide buraya iyi dikkat et, sen bundan da anlamazsin, senin vergici olman beni pek ilgilendirmiyor, ekonomide biz geldigimizde Türkiye'nin IMF'ye olan borcu 23.5 milyar dolardi. Yil 2013, Türkiye'nin IMF'ye borcu yok. Kiliçdaroglu bundan haberin var mi? Biz bir daha IMF'den borç almadik. Göreve geldigimizde Merkez Bankasinda döviz ve altin olarak sadece 28 milyar dolar rezervimiz vardi, bunu 136 milyar dolara kadar çikarttik. Suanda 117-120 milyar dolar arasinda seyrediyor. Bunlari duy Kiliçdaroglu. Kulagin var duymazsin, gözün var görmezsin, agzin dilin var hakikati konusamazsin. Adeta 5 cente muhtaç Türkiye'yi yilda ortalama 13 milyar dolar dogrudan uluslararasi sermaye yatirimi yapilan bir ülke haline bu iktidar getirdi. 236 milyar dolardan aldigimiz milli geliri 863 milyar dolar seviyesine, 3 bin 500 dolardan aldigimiz kisi basina milli geliri 11 bin dolar seviyesini ulastirdik. Tilki yetisemedigi üzüme koruk dermis Bunun örnegi Kiliçdaroglu'dur. Bütün bunlari sunun için anlatiyorum; geçtigimiz 15 yilda ülkemizi büyütmek, zenginlestirmek, muasir medeniyet seviyesinin üzerine çikartmak için çok mücadele ettik. Bugün ise Türkiye güvenlikten ekonomiye kadar her alanda kritik bir dönemden geçiyor. Cumhurbaskani ile Meclisi ile basbakani ile bakanlari ile tüm kurumlari ile bu süreçten ülkemizi en güçlü sekilde çikartmanin mücadelesini veriyoruz. Maalesef ülkemizin bunca sorunu arasinda birde ana muhalefet partisinin basindaki zatin hezeyanlarina cevap vermek zorunda kaliyoruz. Ben milletimin karsisina bu tarz konularla çikmaktan utaniyorum. Ama karsimdaki zatta ve ayni kafadaki kesimlerde utanma, arlanma diye bir anlayis olmadigi için mecburen bu konulara girmek zorundayiz. Bu zat çikti 'Cumhurbaskani ve ailesi yurt disindaki hesaplara milyonlarca dolar para gönderdi' diye bir iddia ortaya atti. Biz de kendisini müfteri ilan ederek iddialarini ispata davet ettik. Dün partisinin grup toplantisinda çikti yurt disindaki bir sirkete 'su kisi su kadar para gönderdi' diye bir tamim sözler söyledi. Elindeki bir tomar kagidi saylayarak 'iste dekontlari da bunlar' dedi. Dekont dedigi kagitlari ne gazetecilere ne adli makamlara vermedi. Avukatlar kendisine 'bunu ilgili savciliga ve medyaya veriniz' dedi. O kagitlarin ne oldugu simdilik bir kendisi bir de o kagitlari eline tutusturanlar biliyor. Tabi bu hadise ayni zatin elinde belge bilgi olmadan ilk yalan söyleyisi, ilk iftira atisi degil. Bir ara sahsimla alakali Isviçre'de hesaplarim oldugunu söyledi. Kendisini ispata davet ettigimde belge gösteremedi ve rezil kepaze oldu. Ben bunun pesinden gidenlere de sasiyorum. 'Ispat et ben bu görevi birakacagim, Basbakanliktan çekilecegim' dedim, bu defa aynisini söylüyorum, ispat ettiginde ben Cumhurbaskanligini birakacagim, siyaseti birakacagim. Ama sende CHP'nin basina bela olmaktan çekil, bu milletin basina bela olmaktan çekil. Ayni taktigi CHP'nin eski genel baskani Sayin Baykal'a da uygulayarak onu da sikintiya soktu. 'Ben siyasete girmeyecegim' diyerek ertesi gün siyasete girdi. Bir televizyon kanalinda 'Erdogan'in Baykal'in kasetini izledim' diye bir seyler geveledi" diye konustu."Millet buna 'çarkçi Kemal' diyor" Cumhurbaskani Erdogan'in Kiliçdaroglu'nun iddialarina yönelik konusmasi esnasinda bir vatandas, "Muhatap olma Cumhurbaskanim" diye bagirinca Cumhurbaskani Erdogan, "Nasil olma. Ondan sonra bizim ardimizda gidenler bile acaba diyor. Öyle kolay degil. Bunlari açiklayacagiz ki sizlerde bunu bilmeyenlere anlatmaniz lazim ki, bu tür insanlar bu ülkenin siyasetinden çekilsinler, bu ülke müfterilerin siyasetinde bu kadar yorulmasin. Kendisini ispata davet ettigimizde 'öyle bir sey hatirlamiyorum' diyerek çark etti. Onun içinde millet buna 'çarkçi Kemal' diyor. Bir ara Güney Asya'daki tsunami felaketi için toplanan paralarin Açe'ye gönderilmedigini öne sürdü, konu ile ilgili belgeler ortaya konunca yine isi piskinlige vurup kulaginin üzerine yatti. Bir baska zaman yine grup toplantisinda elinde bir kagit sallayarak, o dönemde bakan olan genel baskan yardimcim Hayati Yazici arkadasimizin ÖSYM Baskanina mail gönderip 'su kisiyi üniversiteye yerlestirin' dedigini öne sürdü. Bu mailin de mesajin da sahte oldugu ortaya çikti ama bu zatta zerre kadar utanma hissi olmadigi için çikip bir özür dahi dilemedi. Suandaki Çevre ve Sehircilik Bakanimizin Kayseri Belediye Baskani oldugu dönemde bir müfterinin iddialarina dayanarak saçma sapan iddialar ortaya atti. Bunlarin hiçbirini ispat edemedigi için arkadasimiza sürekli tazminat ödemek zorunda kaldi. Bakanimizda kazandigi tazminatlarla Kayserili vatandaslara bol bol sucuk ekmek dagitti. Bu zat bir arada Bakirköy'deki bir imar tadilati karsiligi TÜRGEV'e 20 dönümlük arazi verildigini söylemisti. Hemen iddiasini ispata davet edildi, tabi yine ortaya bir sey koyamadi ve yine yüzsüzce dönüp arkasini gitti. Cumhurbaskanligi Külliyesi için, sirf bu eseri karalamak için altin klozet iddialarina kadar akla ziyan pek çok yalani aylarca diline pelesenk etmisti. Hiç birinin dogru olmadigi ortaya çikmis olmasina ragmen özür dilemeyi aklindan bile geçirmedi. Böyle vicdansizlik olur mu, altindan klozet. Sikiyorsa, davet ettim seni, gel bak bakalim, nasil bir altindan klozet var. Yine grubumuzda bilmem kaç tane FETÖ'cü milletvekilinin ismini açiklayacagini söylemis ve tabi ki bu sözünü de yutmustu. Simdi Amerika'da FETÖ'cü milletvekillerinin hangi partiden oldugu ortaya çikiyor. CHP'nin FETÖ'cü milletvekilleri, suanda yarginin haklarinda yakalama karari verdigi 2 tane milletvekili suanda Amerika'da kurulan kumpasin içinde bizzat yer almis durumdalar. Bu müfteri zatin daha o kadar çok yalani, yanlisi, sahtekarligi var ki, hangi birini anlatsak bilemiyoruz. Bunun adi siyaset olamaz, bunun adi muhalefet olamaz, bu insanlik dahi degildir. Bunun adi daha ileriye gitmeyeyim. Ana muhalefet bunun yükünü daha fazla çekemez, çekmemeli. Çünkü bunun adi ana muhalefet degil, ana hiyanettir. Ana muhalefet makamini komedi sahnesi haline getiren bu zatin basinda oldugu CHP kayiptir. Türkiye gibi bir ülkenin ana muhalefet partisini bu hale düsürmeye kimsenin hakki yoktur. Bu partinin bazi milletvekillerinin yurt disinda ülkemiz aleyhindeki davalara kendilerine göre belge ve bilgi tasidigini biliyoruz. FETÖ'nün ve kimi karanlik mahfillerin ellerine tutusturdugu bilgileri kimi zaman kendileri kullanan, kimi zaman da kendi elleri ile yurt disina götürüp teslim eden bu kisilerin ülkemize yaptiklari ihanetlerin hesabi mutlaka sorulacaktir. Aslinda ana muhalefetin içinde debelendigi bu sefil durum aslinda bizim isimize geliyor. Ama ülkemiz adina üzülüyoruz. Milli ve yerli durus sahibi CHP'liler adina üzülüyoruz. Hep söylüyorum, insan mindere çiktigi zaman karsisinda az buçuk eline gelecek, dengi sayilabilecek bir rakip görmek istiyor. Siz siki bir siyasi mücadele için ortaya çikiyorsunuz ama karsinizda karikatür tipli birisini buluyorsunuz. Isin keyfi kaçiyor. Ne yapalim artik kader deyip, nasip deyip isimize bakacagiz. Dün bu zatin hezeyanlarini ortaya dökmesinin ardindan sahsimin ve iddialarda ismi geçen arkadaslarin avukati bir açiklama yapti. Suanda ekranlari basinda bizi izleyen tüm milletime sesleniyorum, bu açiklamada iddialar yalanlanarak belge oldugu öne sürülen kagitlarin derhal savciliga verilmesi, en azindan medya ile paylasilmasi çagrisinda bulunuldu. 1 saat öncesine kadar avukatlara sordum, 'henüz bu yönde bir gelisme oldugunu duymadik' dediler. Madem tüm belgelerin elinde oldugunu söylüyorsun, onlari kürsüden sallamayi birak, milletimizle ve ilgili mercilerle paylas, git savciliga teslim et. Suçlu varsa ortada git teslim et. Ondan sonra çok daha rahat tepinirsin. Bugüne kadar o kürsüden salladigin her kagit ye yalan ya yanlis çikti. Bu defa kendisini kimin, nasil, hangi sahte belgelerle aldatip o kürsüye çagirdigini bilmiyoruz. Orasi bizi çok ilgilendirmiyor. Bizim için önemli olan sahsimiza ve ailemize yapilan bu saldirinin cevapsiz kalmamasidir. Bu zatin kürsüden ifade ettigi isimlerin çogu 30-40 yildir ticaretle ugrasan, sirketler kurmus, alip satmis, kendilerine göre önemli isler yapmis isadamlaridir. Tayyip Erdogan Cumhurbaskani, Basbakan degilken de bu insanlar ticaretle ugrasiyor, milyonlarca liralik isler yapiyordu. Bu meseleyi CHP'nin basindaki zatin iddialari çerçevesinde de ele alip degerlendirmek gerekiyor. Bu zat önce sahsimin, çocuklarimin, enistemin, dünürümün, eski özel kalem müdürüm diye ifade ettigi o sahis benim özel kalem müdürüm hiç bir zaman olmadi. Böyle bir yalan olur mu? Zerre kadar sende sahsiyet varsa Mustafa Gündogan bana ne zaman özel kalem müdürlügü yapmis Büyüksehir Belediye Baskanligimda bunu ispat et, ispat edemezsen de o yerde durma, çekil git. Bu zat bir isadamidir. Bir sirkete milyonlarca dolar para gönderdigini iddia ediyor. Sonra da çikti bu iddiasinin delili oyarak 2011 yilinda yurt disinda kurulmus bir sirket ismi verip, bir takim isimler, tarihler ve rakamlar zikretti. Iddiasi da bu paralarin yurt disindaki bir sirkete gönderildigi. Aslinda ticaretle ugrasan birisi yurt içinde oldugu gibi yurt disinda sirket kurar, alir, satar, para havale eder, para havale alir. Ömründe tugla üstüne tugla koymamis, sadece her ise tas koymamis birisine bunlari anlatmanin zorlugunu biliyorum. Kaldi ki, bu 5 isim asla o zikrettigi sirkete veya yere para göndermis de degil. Tam aksine mevcut sirketlerini satmalari sebebiyle onlara para geldi. Az buçuk ticareti, tüccarligi bilenler için bu yapilan islerde hiçbir sorun yoktur. Buradaki tek bir sorun bu zatin iddia ettigi gibi yurt disina giden tek bir kurus para olmadigidir. Iddia edildigi gibi yurt disina giden tek kurus yok. Bu zatin söyledigi yalan. Bu zat bir kez daha Müfteri durumuna düstü. Bu durum karsisinda yüzü kizaracak mi, hiç sanmiyorum. Masallah kendisinde manda derisi gibi yüz var. Çikip özür dileyecek mi, geregini yerine getirecek mi, bugüne kadar yapmadi, bugün de yapacagini sanmiyorum. Çamur at tutmasa da izi kalir anlayisini siyasetinin merkezine yerlestirmis bu zat siyaset çöplügüne dogru yuvarlaniyor. Milletimiz eski Türkiye'nin siyaset anlayisinin bu son temsilcisini de en kisa sürede hak ettigi yere gönderecektir" dedi."Kafayi Suriyelilere harcanan paraya takmis. Madem o kadar merak ediyor bizde söyleyelim" CHP Lideri Kiliçdaroglu'nun Suriyelilere harcanan 30 milyar dolari sordugunu hatirlatan Erdogan, "Bu zatin Gezi olaylarinda ekonomideki dalgalanma sebebiyle 100 milyarlarca dolar zarara ugrayan kayiplarinin hesabini sordugunu duymadim. Bu zatin bölücü örgütün çukur eylemleri ile açtigi onlarca milyar dolarlik zararin hesabini sordugunu duymadim. Bu zatin 15 Temmuz darbe girisiminin ekonomik ayaginda ortaya çikan zararlarin pesine düstügünü görmedim, Sunu da söyleyeyim, 15 Temmuz darbe girisimi ile alakali bu zatin en ufak bir derdi yoktur, bunu da biliniz. Bu zatin son günlerde ülkemizin maruz kaldigi aleni ekonomik saldirilar karsisinda milletimizin hakkini savunan iki çift laf ettigine de sahit olmadim. Kafayi neye takmis, Suriyelilere harcanan paraya takmis. Madem o kadar merak ediyor bizde söyleyelim. Türkiye Suriyeliler için AFAD eliyle yaklasik 2,3 milyar dolar, belediye hizmetleri olarak 6 milyar dolar, STK vasitasiyla 1,2 milyar dolar harcama yapmistir. Bunun disinda sinirlarimiz içinde ve disinda verilen egitim ve saglik hizmetleri sinirsiz olmustur. Bunun disinda verilen hizmetler için görevlendirilen personelin maliyeti vardir. Bunun disinda kamu düzeni ve güvenligi için yapilan islerin maliyeti vardir. Bunun disinda amortisman ve diger maliyetler vardir. Tabi Suriyelilere sadece kamu kuruluslari, belirli sivil toplum örgütleri yardim etmiyor, asil büyük yardimi milletimiz yapiyor. Kayitlara girmemis olan gönüllü kisiler ve kuruluslar yapiyor. Tüm bunlari topladigimizda karsimizda uluslararasi standartlara göre yapilmis yaklasik 30 milyar dolarlik bir meblag çikiyor. Bu rakamlarin hepsi de AFAD, Maliye Bakanligi, TÜIK gibi kurumlarimizin hesaplama yöntemleri ile ortaya çikmaktadir. Yani öyle kafadan atilmiyor. En insani konulara bile böyle yaklastigina göre bu zatin diger hususlarda kafayi parayla bozmus olmasina sasmamak lazim. Geçtigimiz günlerde issizlik ile kadinlara siddet arasinda kurdugu iliski bu zatin zihin dünyasinin zaten arizali oldugunu göstermistir. Ayni arizanin siginmacilar konusunda da ortaya çiktigi anlasiliyor." diye konustu."Bende yeniden bir dava açacagim" "Biz bu zatin SSK'yi yönettigi dönemde ülkemizi nasil milyarlarca dolar zarara ugrattigini unutmadik. Biz bu zatin daha 1 yasina girmemis torununu ortaokul çagindaki oglunu utanmadan, sikilmadan nasil SSK'li yaptigini, dolayisiyla devleti nasil zarara ugrattigi unutmadik" diyen Cumhurbaskani Erdogan, Kemal Kiliçdaroglu'nun Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Müdürü oldugu dönemde hastanelerde yasanan dramlar ve yeni dönemde yapilan sehir hastanelerin görüntülerinin videosunu salonda bulunanlara izletti. Cumhurbaskani Erdogan, "Hakikatler gün gibi ortada, ticaretle ugrasmak, kendisi kazanirken ülkesine de kazandirmak, asla utanilacak bir sey degildir. Asil utanilmasi gereken iste böyle bir geçmise sahip oldugu halde ortaya çikip, yalan, iftira ve sahtekarlikla insanlari itham etmektir. Bizim de, milletimizin de eli her zaman bu müfteri zatin yakasinda olacaktir. Suanda burada ismi geçen 5 kisi, kardeslerim, enistem, dünürüm ve diger arkadasimiz en üst düzeyden davalarini açacaklar ve hukuki olarak bu isin mücadelesini verip, bu adamin yakasindan düsmeyecekler. Yargida bu hak aranacaktir. Bende yeniden bir dava açacagim, bende hukukta hakkimizi yeniden aramanin pesinde olacagim" diye konustu.Orman ve Su Isleri Bakanliginin Bestepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen 375 eseri kapsayan toplu açilis töreninde Orman ve Su Isleri Bakani Veysel Eroglu, Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan'a Ilisu Baraj Gölü suyu altinda kalacak olan 540 yillik ve bin 100 ton agirligindaki Zeynelbey Türbesi'nin maketini hediye etti.Zeynelbey Türbesi, Orman ve Su Isleri Bakanligi tarafindan 12 Mayis 2017 tarihinde 2 kilometre tasinarak yeni yerine yerlestirilmisti.
Orjinal Habere Git
— HABER SONU —