Tarih: 01.10.2016 10:25
Cumhurbaskani Erdogan’dan ABD’ye ‘Gülen’ resti
Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan, terörist basi Fetullah Gülen'i iade etmeye yanasmayan Amerika Birlesik Devletlerine, artik benzeri durumlarda ayni karsiligin verilecegini söyledi.Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan, Bestepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde, Hakim ve Cumhuriyet Savcisi Adaylari Kura Töreni'nde açiklamalarda bulundu. Erdogan, 15 Temmuz hain darbe girisimi sirasinda yargi mensuplarinin bütün camia olarak mesajlar yayinladigini ve darbe girisiminin hukuka, anayasaya, yargiya aykiri oldugunu haykirdiklarini kaydetti. Milli iradenin tecellisinin bu oldugunu ifade eden Erdogan, "Iste bu tecellinin ayaklari olarak yasama, yürütme, yargi o gece hepsi birlesti, kenetlendi. Çünkü yasama organi da bombalar yagdirilirken neredeydi? Parlamentoda yerlerini aldilar ve oradan haykirdilar. Iste demokrasi budur. Iste ikinci kurtulus mücadelesi budur ve siz bunun yargi ayagini haysiyetli bir sekilde temsil ettiniz. Onun için sizleri tebrik ediyorum" diye konustu."SUANA KADAR ÖRGÜTLE ILTISAKLI 3 BIN 456 HAKIM VE SAVCI ILE YÜKSEK YARGI ORGANI ÜYESI MESLEKTEN ÇIKARILMISTIR"Eger Türkiye 15 temmuz gecesinin ardindan bir kaos yasamadiysa bunu 17-25 Aralik darbe girisiminin önüne de geçilmesine borçlu olduklarini vurgulayan Erdogan, "Sayet 17-25 Aralik darbe girisimin ardindan yargida ve emniyet teskilatinda gerekli operasyonlari yapmamis, gerekli tedbirleri almamis olsaydik 15 Temmuzun rengi çok daha farkli olabilirdi. Milletimiz elbette bu ihanet çetesine teslim olmazdi. Ama darbenin bastirilmasi da bu kadar hizli ve etkili gerçeklesmeyebilirdi. Hamdolsun Rabbimin yardimi, milletimiz cesareti ve dirayeti sayesinde Türkiye ikinci bir Kurtulus Savasi olarak gördügümüz bu mücadeleden galip çikti. 17-25 Aralikta ihanetin kaynagi olan yargi ve emniyet, 15 Temmuz'da milletimizle birlikte darbenin önüne geçilmesinde en çok hizmeti geçen kurumlar oldular. Darbe girisiminin ardindan devletten FETÖ terör örgütleri mensuplarinin temizlenmesi çalismalarinda da en hazirlikli yerin adalet kurumu oldugunu gördük. Suana kadar örgütle iltisakli 3 bin 456 hakim ve savci ile yüksek yargi organi üyesi meslekten çikarilmistir. Bunlarin disinda meslekten uzaklastirilan, ancak yapilan inceleme neticesinde hakkinda çikan iddialarin asilsiz oldugu anlasilan 198 hakim ve savcida görevlerine iade edilmistir. Gece gündüz demeden çalisan, darbe girisimin hesabini hukuk ilkelerinden taviz vermeden sorulmasini temin eden tüm savci ve hakimlerimize sükranlarimi sunuyorum. Insallah sizlerde atanacaginiz illerde bu kutlu mücadelede görev alacaksiniz. Sizlerden beklentim bu. FETÖ basta olmak üzere milletimizin adalet bekledigi her hususta hukuk çerçevesinde sadece vicdaninizin sesini duyarak karar vermenizdir. Anayasamizin 138. maddesi hakimlerin görevlerinde bagimsizliginin en önemli ifadesidir. Kararlarinizi anayasa, kanun ve hukuk sinirlari içinde vicdani kararlariniza göre vermeniz gerekiyor. Burada bir seyi özellikle ifade etmek istiyorum. 40 yillik siyasi yasamim içerisinde, özellikle son 14 yil Basbakanlik ve Cumhurbaskanligi dönemimde, vicdaninin yerine FETÖ üyelerinin yaptigi gibi bir örgütü, bir sarlatani ikame ederseniz oradan adalet çikmaz" seklinde konustu."Biz irademizi hakka teslim etmek zorundayiz. Irademizi kalkip da birilerine hipotek olarak verirsek yanariz" diyen Erdogan sunlari söyledi:"Böyle bir sey olamaz. Onun akli varsa, iradesi varsa siz bu anlamlarda bileceksiniz ki Allahin bana verdigi akil var, irade var ve ilmim var. Öyleyse ben kendi irademle burada hükmedecegim, kararimi verecegim. 'Bir yer var oraya soralim da kararimizi ondan sonra verelim' derseniz böyle adalet olmaz. Onun için 10 binlerce insan burada yandi ve bu insanlar ne yazik ki 5 yil, 10 yil, 15 yil hapishanelerde çürüyen vatandaslarimiz var. Bunlar oldu. Simdi bunlarin düzeltilme firsatini yakaladik ve bunu iyi degerlendirmemiz lazim. Öyle olaylar vardir ki ser zannedersiniz hayir vardir, öyleleri de vardir ki hayir zannedersizin orada ser vardir. Iste 15 Temmuz bize böyle bir imkani sagladi. Zaman zaman bazi seyler söyleniyor. 'Efendim magdurlar var.' Kardeslerim kusura bakmayin magdur falan yok. Çünkü bütün mesele yargi, kolluk kuvvetleriyle beraber burada samimi davrandigi sürece burada magdur yoktur. Samimi davranmiyorsa ilgili mercilere müracaatla nasil haklari iade ediliyorsa, onlarin da haklari kendilerine iade edilir. Burada bazi yanlislar, hatalar olmuyor degil, olabilir. Fakat unutmayin ki benim 241 sehidimin hesabini kim verecek? 2 bin 194 gazimin hesabini kim verecek? Onlarin aileleri magdur degil, benim özel harekatta 51 aslanimin sehadetinin hesabini kim verecek? Cumhurbaskanligi Külliyesi etrafinda 29 sehidimin, 36 gazimin hesabini kim verecek? 15 Temmuz Sehitler Köprüsü'nde sehit olan 39 sehidimin hesabini kim verecek. Halen bakiyoruz birileri bir seyler söylüyor. Su makama gelenler süphesiz ki hem bagimsiz hem tarafsiz olacak. Dünyadan bize akil verenler var. 'Ama bu kadar ismi nereden biliyorsunuz, nasil oluyor da bunlari hemen aninda toparladiniz' diye soruyorlar. Biz devletiz be. Burasi Çatladikapi muhtarligi degil ki, biz devletiz. Nerede kim var ne yapiyor bunlari devlet bilmiyorsa, onun istihbarati bunlari bilmiyorsa kusura bakmasinlar.""BIZ DE SENDEN DAHA ÇOK TARAFSIZ VE BAGIMSIZ YARGI VAR"Erdogan, Reza Sarraf konusunda Amerika'nin tutumunu elestirerek, "Sen kalkacaksin Amerika'dan senin savcilarin FETÖ vasitasiyla Türkiye'ye getirilip burada yedirilecek, içirilecek ondan sonra Amerika'ya tekrardan dönecek ve bir Türk vatandasini da içeriye girerken pat tutuklayip alacaksin. 6 aydir orada hapiste tutacaksin, yargilamayacaksin. Seninki tarafsizlik olacak, bagimsizlik olacak, o kisiye karsi onu neden hesaba çekmiyorsun diye sordugumuz da o zaman da diyeceksin ki 'burada bagimsiz yargi, tarafsiz yargi' var. Kusura bakma biz de senden daha çok tarafsiz ve bagimsiz yargi var. Adi Amerika oldugu zaman bagimsiz, tarafsiz. Adi Türkiye oldugu zaman bagimli, tarafli. Yok öyle bir sey. Gücümüzü ve kendimizi bilecegiz. Eger bunlari bilmezsek, bunlara inanmazsak kimse bu ülkeyi takdir etmez. Onun için hep beraber çok daha kararli bir sekilde gelecege yürüyecegiz" dedi."EGER BU ÜLKE, ÜLKENDEKI BIR KISIYI TERÖRIST ILAN ETMISSE VERECEKSIN"FETÖ lideri Fethullah Gülen'in iadesi konusunda da Amerika'ya yüklenen Erdogan, "17 yil oldu bu kisi orada duruyor. 85 koli dosya gitti ve halen dosyalar gönderiliyor. Simdi de bakanimiz gidecek. Bizden teröristi istedikleri zaman biz veriyoruz ama onlar böyle bir teröristi bize vermiyor. Neymis yargi varmis, mahkeme karari olmadan veremezlermis. Olabilir peki gün ola harman ola. Ayni seyler burada da olabilir. Bir seyler istediginiz zaman bu defada biz sizlere havale edecegiz. Siz karar vermeden biz karar vermeyecegiz. Bundan sonra böyle. Hem stratejik müttefik olacagiz hem de farkli seyler konusacagiz. Olmaz öyle sey. Eger bu ülke, ülkende ki bir kisiyi terörist ilan etmisse vereceksin. Vermiyorsan burada bir su kaçagi var demektir. Iste simdi bunlar devreye giriyor. Milletimizin FETÖ'ye ve benzer yapilara tepkisi bu kesimlerin kendi örgüt çikarlarini her seyin üzerlerinde tutmasi, yani diger bütün insanlara zulüm yapmasidir. Biz Türkiye'de Milli Güvenlik Kurulumuzun karariyla eger bir kisiyi terör mensubu ilan ediyorsak buna dünyanin her ülkesinin kulak kabartmasi lazim. Neden böyle oldu, niçin böyle oldu demesi lazim ve bunun yargi sürecini isteyen ülkeye havale etmesi lazim gerekir. Bunu Ingiltere yapiyor da sen neden yapmiyorsunuz, sen de yap. Ingiltere'den biz istedigimiz bazi kisiler olmustur ki vermistir. Bizden istedikleri zaman biz de o ülkede, çünkü karsilikli suçlularin iadesi anlasmasi olan bir ülkedir Amerika bizimle. Öyleyse geregini yapmasi lazim ama yapmadi. Bu siyasi noktada ciddi bir sikintidir" elestirisinde bulundu."DEMOKRATIK GIBI GÖRÜNEN MEVCUT SEÇIM USULÜ AYRISMA KAYNAGI HALINE GELMISTIR"Erdogan, Birilerinin, veya bir grubun menfaati için karar veren yargi mensuplarinin, bu milletin ve bu milletin hakimi, savcisi olmaktan çikmis oldugunun altini çizerek, "Iste Hakimler ve Savcilar Yüksek Kurulumuzun verdigi kararlar bunun ifadesidir. Onlari artik buradan çikmis gördükleri için bu kararlar verilmistir. Bu sekilde davranan hakim, savcilar adalet dagitmaz, tam tersine birer zulüm kaynagi haline dönüsür. Zalimin sonu da hem bu dünyada hem öteki dünyada hüsrandir. Ben sizlerin her birinizin birer adalet erbabi olarak görev yapacaginiza inaniyorum. Müslüman ayni delikten iki defa isirilmaz. Bunun için yapmamiz gereken darbe tesebbüslerinin fiilen yasandigi kurumlar basta olmaz üzere sorun kaynaginda bulunan bu kurumlarimizi tüm kurallarimizi degistirmek suretiyle, yenilemek suretiyle adimlarimizi atmaktir. Meslekten ihraçlar yoluyla adalet teskilatimiz terör örgütlerine destek verenlerden büyük ölçüde temizlendi. Ama daha bitmedi. Simdi siz gidince büyük ölçüde bu isi bitirmis olacagiz. Çünkü oradaki bosluklari da sizlerin gidisiyle doldurmus olacagiz. Ama cesur olacaksiniz. Bakin bunun sonunda sahadette vardir. Cesur olacaksin. 'Acaba su olur mu, bu olur mu yok. Hem adil olacaksiniz hem de 'ben de bir Selim olabilirim' diyeceksizin. Fakat sistemdeki açiklar devam ettigi sürece, yarin baska örgütlerin benzer girisimlerde bulunmalarinin önüne geçilemez. Bunun için öncelikle HSYK üyelerinin seçim usulünde degisiklik yapilmasi sarttir. Hiçbir hakim ve savcimizin HSYK üyelerinin kendi oylariyla belirlenmesinden memnun olmadigini biliyorum. Demokratik gibi görünen mevcut seçim usulü hakim ve savcilar arasinda gruplasmalara, hatta husumetlere kadar varan ayrisma kaynagi haline gelmistir. Artik bu yöntemde israr etmenin anlami kalmadi. Mecliste grubu bulunan siyasi partilerimizden, HSYK üyelerinin seçim yöntemlerinin degistirilmesi için gereken uzlasmayi göstermelerini özellikle bekliyorum. Ülkemiz için hayati öneme sahip bu konuda hiçbir siyasi partinin kendi görüsünü dayatarak uzlasma yolunu tikama hakki yoktur. Cumhurbaskani olarak, tüm partilerimizi sorumlu davranmaya davet ediyorum. Ayni sekilde darbe girisimine zemin hazirlayan tüm kurumlarimizi süratle bir yeniden yapilandirmaya tabi tutturmamiz gerekiyor. TSK ve jandarmanin Içisleri Bakanligina baglanmasi basta olmak üzere bu konuda kapsamli bir yeniden yapilanma süreci içindeyiz. Emniyet teskilatimizin da polis alimlari ve terfi sistemi gibi konularinda ihtiyaç duyulan düzenlemeleri yapmasi sarttir. Egitimde, üniversitelerde, yerel yönetimlerde, is dünyasinda, sivil toplum kuruluslarinda ve tüm alanlar yasadigimiz tecrübeler isiginda gerekli reformlari gerçeklestirmeliyiz. Eger bunu yapmazsak sehitlerimize, gazilerimize mahcup oluruz" ifadelerini kullandi."GÜÇLÜ, MÜREFFEH TÜRKIYE'YI HEP BIRLIKTE INSA ETMELIYIZ""Onlar 15 Temmuz gecesi hayatlarini ortaya koyarak, canlarini vererek, üzerlerine düseni hakki ile yerine getirdiler. Yaptigim ziyaretlerde neler dinliyorum neler" diyen Erdogan, "Onlari dinledikçe mesuliyetimin, sorumlulugumun ne kadar arttiginin daha da farkina variyorum. Bunun idraki içinde devlet olarak, millet olarak sira bizde. Meclisi ile hükümeti ile bakanliklari ile kurumlari ile elimizdeki imkanlari zamani en isi sekilde degerlendirmeli, büyük, güçlü, müreffeh Türkiye'yi hep birlikte insa etmeliyiz. Dünyanin ve bölgemizin yeni bir dönemin esiginde oldugu su günlerde Türkiye'nin atacagi adimlar gelecegimiz için hayati öneme sahiptir. Türkiye'de dünyanin 81 ülkesinden katilimla Dünya Uluslararasi Enerji Kongresini gerçeklestirdik, bugün bitiyor. Bu önemli bir adimdir. Artik Türkiye enerji hatlari için bir hat durumuna geçiyor. Burada toplanip, buradan dagilan bir hat. Öyle bir merkez olmak, bu noktaya gelmek kolay olmuyor. Birileri bunu hep farkli bir sekilde yorumladilar. Hamdolsun buralara geldik. Birileri dedi ki 'yanlis yapiyorsunuz.' Kusura bakmayin, biz kendi göbegimizi kendimiz kesecegiz. Bizim bunlara ihtiyacimiz var, bizim petrol kuyularimiz yok. Biz sanayisi ile bilim teknolojisi ile bu adimlari atmak suretiyle bir yerlere varacagiz. Bizim farkli farkli kaynaklarimizi çesitlendirmek suretiyle biz bu adimlari atacagiz. Yoksa biz kendi paramizla Marmaray'i yapamazdik, biz kendi paramizla Osman Gazi Köprüsü'nü yapamazdik, Yavuz Sultan Selim Köprüsünü yapamazdik. 20 Aralik'ta bizler Avrasya Tüneli'nin açilisini yapiyoruz. Basbakanimizla son kontrolü yaptik, çift katli, otomobillerin geçecegi, denizaltindan ki dünyada en derin, 106 metre derinliginde bir tüneli hamdolsun yapiyoruz, bitiyor, insallah 20 Aralik'ta açilisini yapacagiz. Oradan da otomobiller geçecek. Bitmedi, insallah 18 Mart'ta Çanakkale'de Çanakkale Köprüsünün temelini atacagiz. Bütün bunlar arkadan Kanal Istanbul'u getirecek, Karadeniz'i Marmara'ya baglayacagi. Bunlari biz kendi paramizla yapmayacagiz" açiklamalarinda bulundu.
Orjinal Habere Git
— HABER SONU —