Tarih: 01.08.2016 10:25
Erdogan: 'Rabbim de milletim de bizi affetsin'
Cumhurbaskani Erdogan, "Bu hain örgütün gerçek yüzünü çok daha önceden ortaya dökememis olmanin üzüntüsü içindeyim. Bundan dolayi hem Rabbimize hem de milletimize verecek hesabimiz oldugunu biliyorum. Rabbim de milletim de bizi affetsin"Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan, FETÖ mensuplarinin 17-25 Aralik'ta yasanan hukuk ve emniyet skandallarina, aradan geçen zaman içinde ortaya dökülen haksizliklara, adaletsizliklere, santajlara, rezaletlere, 15 Temmuz'da sahit olduklari vahsete ragmen orada kalmaya devam etmelerinin hiçbir izahi kalmadigini söyledi.Erdogan, Pensilvanya'daki sarlatanin hezeyanlarina kulak vermeye devam edenlerin baslarina gelecekleri pesinen kabul etmis olacaklarini belirtti.Diyanet Isleri Baskanligi Olaganüstü Din Surasinda konusan Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan, FETÖ'nün gerçek yüzünü çok önceden ortaya dökememis olmanin üzüntüsünü yasadigini belirterek, Allah'tan ve milletten af diledi. Su saatten sonra Pensilvanya'daki sarlatanin, terörist basinin hezeyanlarina kulak vermeye devam eden herkes basina gelecekleri pesinen kabul etmis demektir" açiklamasinda bulunan Erdogan, FETÖ'nün faili meçhul cinayetleri de oldugunun ortaya çikmaya basladiginin altini çizdi."Bunlari kalkip açik açik meydanlarda söyleyebilecek noktada degildik" Türkiye'nin son 3 yildir çok önemli gelismelere sahne oldugunu, 15 Temmuz gecesi yasanan silahli darbe girisiminin bu sürecin en kanli ve cüretli boyutunu teskil ettigini kaydeden Cumhurbaskani Erdogan, "Devlet ve millet olarak bekamizi yakindan ilgilendiren bu gelismelerin odaginda yer alan Fethullahçi Terör Örgütü'nün özelligi, kendisini bir dini yapi, bir cemaat, egitim-ögretim hizmetinde bulunan kurulus olarak gösteriyor olmasiydi. Bu hain yapinin 40 yildir toplum içinde kanserli bir hücre gibi yasayabilmesi ve büyüyebilmesi bu dini degerleri öne çikartan kimligi sayesinde mümkün olmustur. Zaman zaman duyardik 'bunlar silahli bir örgüt degil.' Biz de kendilerine 'yanlis bir tespitin içindesin, bunlar silahi vakti saati geldiginde en iyi kullanabilecek bir örgüttür' derdik. 'Nasil olur' dediklerinde 'bunlar TSK'nin içinde örgütlenmis ve saati geldiginde oradaki silahlari millete dogrultabilecek karakterde olan bir örgüttür' diyorduk, inanmiyorlardi. Bunlari kalkip açik açik meydanlarda söyleyebilecek noktada degildik. Sadece bunlar özel toplantilarimizda yaptigimiz görüsmelerdi. Simdi bu ortaya çikinci o dostlar gelip 'hakliymissin' demeye basladilar" dedi."Bunlara müsamaha gösterdik" "Milletimiz mesrebi ne olursa olsun 'Allah, Peygamber' diyen ibadetlerini yerine getiren, en azindan böyle gözüken herkesi, her grubu oldugu gibi bu yapiya hüsnüniyet ile yaklasmis, mensuplarini da korumus, kollamis, desteklemistir" diyen Cumhurbaskani Erdogan, tek parti döneminden itibaren uzun süre yanlis bir sekilde irtica paranoyasiyla devlet imkanlari ile dini cemaatlerin üzerine gidildigi dönemlerde her grup gibi bu yapinin da milletin kollarin kanatlari altinda varligini sürdürdügünü söyledi. Erdogan, "Rahmetli Özel, Demirel, Ecevit, hatta biz de farkli görüslerden siyasetçiler ve devlet adamlari olmamiza ragmen bu yapiya iyi niyetle destek olduk. Açik konusuyorum, sahsen bende katilmadigim pek çok yönleri olmasina ragmen asgari müstereklerde bulusabildigimiz zanni ile herkesim gibi bunlara yardimci oldum. Serif Mardin'in çevre olarak ifade ettigi, daha önce dislanmis, ötekilestirilmis tüm kesimleri merkeze tasima çabamizdan bu kesiminde istifade etmesini sagladik. Yapinin basinda yer alan kisi ve kadro konusundaki tüm tereddütlerimize ragmen yurtiçinde ve yurtdisinda yürütüyor gibi göründükleri yaygin egitim, yardim, dayanisma faaliyetlerinin hatirina bunlara müsamaha gösterdik, hatta 'Allah' dedikleri için müsamaha gösterdik. Dedik ki 'bir ortak yanimiz var' dedik. Inanin bana ayni menzile giden farkli yollardan birisi olarak gördügümüz bu yapinin sinsi hesaplarin aleti, araci, örtüsü oldugunu uzun süre görmedik, göremedik. Aslina bakilirsa 2010 yilindan itibaren bu tespiti paylastigim birçok üst kademe yöneticisi arkadaslarim var. O yildan itibaren tavrimiz degisti. Özellikle 2012 yilindan sonra bu yapiyla ilgili rezervlerimizi çok açik koymustuk. Bu dönemde hizlanan TSK kadrolarina yönelik operasyonlar ve davalarla ilgili de ciddi süphelerim olustu ve yetkilileri ile de bunlari paylastim. Çok yakindan tanidigim, uzun yillar birlikte çalistigim bazi komutanlara yöneltilen suçlamalarin ve tutuklamalarin gerekçeleri beni ikna etmiyordu. Ayni sekilde kamu da ve özel sektörde yapiya mensup kisilerin giristikleri güç temerküzünden, kendilerinden olmayanlara hayat hakki tanimayan tavirlarindan ciddi olarak rahatsizlik duyuyordum. Fakat o siralarda meseleyi kendi arkadaslarimiza dahi anlatmak güçlük çekiyordum. 2013 yilinda yasadigimiz 17-25 Aralik darbe girisimi bu hain örgütün gerçek yüzünü ilk defa tüm çiplakligi ile ortaya koydugu bir hamle oldu. Bunu dahi birçok arkadaslarimizla paylasamadik. Her sey ortadayken ve bu örgütün en basina sahsimi, sema elimize geçti, altinda suanda Basbakanimiz Binali Bey, Enerji Bakanimiz, oglum, sizlerin de tanidiginiz iyi bildiginiz isadamlari bu örgütün çatisinda görünen isimler oldu. Bunu dahi anlatirken birçok arkadaslarimiz inanmiyorlardi. 'Bunlar böyle bir seyin içine girmez.' Bunlar çok önemli bir operasyonun adimlarini atiyorlar. Hala inanmayanlarin oldugunu da biliyorum. Maalesef bakiyor ama görmüyor olanlarin oldugunu biliyorum. Bu noktadan sonra süphe dönemi bitti, mücadele dönemi basladi" diye konustu."Rabbim de milletim de bizi affetsin" 17-25 Aralik sonrasinda özellikle yargida alinan önlemler olmasaydi bugünkü darbe girisiminin boyutunun çok daha farkli olacagini kaydeden Erdogan, "Bu darbe girisimi muhtemelen sadece TSK içindeki bir grup silahli teröristin degil, polisi ile yargisi ile bürokrasinin diger unsurlarinin katilimi ile çok daha büyük bir tehdit olarak karsimiza çikacakti. Her seye ragmen bu hain örgütün gerçek yüzünü çok daha önceden ortaya dökememis olmanin üzüntüsü içindeyim. Bundan dolayi hem Rabbimize hem de milletimize verecek hesabimiz oldugunu biliyorum. Rabbim de milletim de bizi affetsin. Peygamberimizin ifadesi ile 'Müslüman basina sevinecek bir hal geldiginde hamd eden, sikinti geldiginde sabreden kisidir, çünkü onun böylesi hayirlidir.' 15 Temmuz milletçe maruz kaldigimiz yakin tarihimizin en büyük sikintilarindan birisiydi. 79 milyon sabirla, metanetle, dirayetle yürüttügümüz mücadele sayesinde bu sikintiyi defettik. 15 Temmuz gecesi ne kadar kara baslamis sabahi da o derece aydinlik sonuçlanmistir. Artik bir yandan ülkemize ve milletimize yönelen bu hain saldirinin müsebbiplerinden hesap sorma bir yandan da muhasebe yapma zamanidir. Bir tane sözde profesör, profesör müsveddesi 'çikmazlar sokaga, öyle zannedildigi gibi degil' diyor. Onlar bu milleti tanimamis, bu milletin ruhu ile özdes olmamis. Ama ben milletime inanmistim. Milletime inandigim için milletimi meydanlara havalimanlarina davet etmistim. Fakat Rodos adina giderek, baska yerlere giderek degil, 'sizin içinizde olacagim' demistim. Istanbul Atatürk Havaalanina indigimizde, terminalin önüne onbinlerce insanin 3 saat içinde nasil toplandigini görmüstüm. Bu millet büyük millet, imani güçlü bir millet. Örnegini gördük. Darbeler tarihi bu milleti farkli yazacak, farkli anlatacak. Böyle silahlar, F-16'lar, tanklar yürüyecek, elinde bayragi ile ona karsi duracak bir millet. Baska yerde yok böyle bir millet. Bazilari bölücü terör PKK örgütü ile özdes hale getiriyorlar. Ne alakasi var. PKK terör örgütünün elinde dogru dürüst silah bile yok. Ama bu FETÖ, milletin vergileri alinmis olan F-16'larla, tanklarla, toplarla, helikopterlerle milletine bomba yagdiriyor. Yeri geldigi zaman zaten onlar beraberler. PYD ile PKK ile beraberler. Biz bunlari seçimlerde yasadik. Onlarin seçim karargâhlarinda onlarla beraber oldugunu, zaten giyimleri ile kusamlari ile biliyoruz. Sirtlarini bize dönerek onlarin seçim karargâhlarinda onlarla birlikte olduklarini zaten biliyorduk, taniyoruz bunlari. Fakat bu yapinin mensuplarinin 17-25 Aralikta yasanan hukuk ve emniyet skandallarina, aradan geçen zaman içinde ortaya dökülen haksizliklara, adaletsizliklere, santajlara, rezaletlere, 15 Temmuz'da sahit olduklari vahsete ragmen orada kalmaya devam etmelerinin artik hiçbir izahi kalmamistir. Rabbimiz Kur'an-i Kerim'de ne yaptiklarinin farkinda olmayan bozguncularin kendilerine 'islah ediciler' dediklerini söylüyor. Bunlarin durumu da isler böyle. Bu salondan ilan ediyorum, su saatten sonra Pensilvanya'daki sarlatanin, terörist basinin hezeyanlarina kulak vermeye devam eden herkes basina gelecekleri pesinen kabul etmis demektir" seklinde konustu."Her seyini böyle bir sarlatana ipotek etmis insana süphe bakiyorum" FETÖ'nün en önemli özelliginin tedvin ve takiyye adi altinda iki yüzlülügü, yalani, riyayi sürekli maske ile dolasmayi, ruhsuzlugu mensuplarinin karakteri haline dönüstürmüs olmasi oldugunu belirten Erdogan "Yüzlerine tükürseniz 'yagmur yagdi' diyen, en kutsallarina dahi sövseniz sükut eden, kendi aile mahremiyetlerine dahi saygisi olmayan bu insanlarin sapkin davalari dinleri haline dönüsmüstür. Halbuki din tektir, o dinin emrettigi bir mümin profili vardir. Hangi dava insani mensubu oldugu dinin emirlerini inkara götürebilir? Bir ihanet sebekesinin dini motifleri kullaniyor olmasi onu aklamaya yeterli olabilir mi? Dünyadaki tüm sapkinlar kendi inançlarinda samimidir. FETÖ mensuplarinin bu yapiya bagliklarinda samimi olmalari, kendilerine söylenen her seyi sorgulamaksizin kabul etmeleri onlarin hakliligi degil, itikadi olarak yanlis yolda olduklarini gösterir. Kur'an-i Kerim' de onlarca defa aklimizi kullanmamiz emrediliyor. 'Hiç akil etmez misiz, düsünmez misiniz?' Bunlar bize emrediliyor. Aklini ve iradesini Allah'a degil bir faniye, üstelik te Amerika'da yasayan bir faniye ipotek eden bir kisi kendini sorgulamiyorsa onun için yapacak bir sey kalmamistir. Madem ki sevdiklerimizle hasrolunacagiz, öyle herkes kendi yolunda gitmekte serbesttir. Biz ikaz görevimizi yillardir yerine getirdik. Tabani ibadet, ortasi ticaret, tavani ihanet diye tanimladik. Bundan sonra artik tabani ibadette bile çekinmeye basliyoruz. O görevi yerine getirmekte bile hala endise edenler var. Aklini, vicdanini, her seyini böyle bir sarlatana ipotek etmis insandan Rabbimizin 'akil etmez misiniz, düsünmez misiniz?' hükmü geregince ben soru isareti ile süphe bakiyorum. Bundan sonra her anlamda mücadele, hesap sorma dönemidir. Bu yapinin mayasinda ikiyüzlülük oldugu için pisman olduklarini söyleyenler konusunda ciddi tereddütlerimiz var. Gerçekten pisman mi oldular? Intikamci bir düsünce ile söylemiyorum. Yoksa içinde bulunduklari ihanet sebekesinin alameti farikasi haline dönüsen riyakarlik içindeler mi, anlamakta zorlaniyoruz. Elbette aslolan beyandir, ama hiç kusura bakmasinlar bu tür kisilere karsi gardimizi indirmeyecegiz. Mümin bir sokuldugu delikten bir daha sokulmaz" ifadelerini kullandi."Bunlarin faili meçhul infazlari var" "Hirsizlik kötüdür, ama en büyük hirsizlik insanlarin dinini, inancini, ihlasini, ümidini çalmaktir" açiklamasinda bulunan ve FETÖ'nün tarihin en büyük hirsizlik sebekesi olarak on binlerce insanin geçmisini ve gelecegini çaldiginin altini çizen Erdogan, "Tarihte bu tarz pek çok örgüt var olmustur. Ismailiye mezhebinden çikan ve Hasan Sabbah'in kurucusu oldugu Hashasiler bunun en çarpici örneklerinden birisidir. Hashasiler tipki FETÖ mensuplarinin büyük bölümü gibi iyi egitimli, kariyer sahibi, uzun yillar kendilerini gizlemeyi bilen, liderlerine mutlak itaati esas alan kisilerden olusuyordu. Bu durum ayni kisilerin zamani geldiginde liderlerinden emir aldiklarinda birer katile, canli bombaya dönüsmesine engel degil, Simdi birileri FETÖ mensuplari için benzer seyler söylüyorlar. Evet, bunlarin faili meçhul infazlari var, bunlarin hepsi çikiyor ortaya. Vatandasina bomba yagdiranlardan, bir insanin ölümünden tüm insanligin ölümü murad edildigine göre bizim inancimiza göre, baska bir sey beklenebilir mi? TBMM bombalandi, Cumhurbaskanligi Külliyesi bombalandi. Bir hanim kardesimizin basi vücudundan ayrildi ve kongre merkezimizin çatisinda bulduk. Böyle vicdansizlik olur mu, bunun bizim dinimizde yeri var mi? Askere oradaki toplulugun üzerine bombayi yagdiriyorsun, 5 sehit üç tanesi ayni aileden, bir tanesi de bu hanim kardesimiz. Aileleri ile görüstügünüz zaman hiç birisi 'ne oldu' demiyor. Hala 'canimiz bu yola feda olsun' diyor. Bu bir dava için, bir inanç için ancak yapilir. Bu basit bir olay degil. 238 sehit, 2 bin 200'e yakin yarali, siradan bir olay degil. Aksamlari ariyorum, geçen aksam birini aradim, sol kolunda 10 santim kalmis, digeri kopup gitmis. Ben biraz hüzünlü olacak saniyorum, Gümüshaneli bir kardesimiz, neseyi neseli konuyor, 'Cumhurbaskanim sen nasilsin, senin sesini duydum ya bana yeter' diyor. Hemen konusmayi bitirip '88 yasindaki bir annem var, görmesem bile sesini duyayim, hiç olmazsa annemle görüsseniz çok mutlu olacagim' diyor. Kendisi ile telefonda görüsüyorum, sanki evladinin bir kolu gitmemis, yine bana hala o bana psikolojik olarak adeta tedavi uyguluyor, 'Cumhurbaskanim sen nasilsin' diyor. Ayni sekilde bir albayimiz, vücudu delik desik olmus, o da ayni dinamizm içinde darbecilere karsi Istanbul'daki kislada tanklari mücadelesi veren bir albayimiz, bakiyorum oda ayni. 'Aman bunlar bitmedi, Cumhurbaskanim, bunlar ordunun içinde çok var, bu sizi yaniltmasin, kendinizi iyi koruyun' diyor. Bu noktadayiz. Elhamdülillah böyle bir millet olduktan sonra, biz tanklarin önüne yatan böyle bir millete sahip olduktan sonra Allah'in izni ile bu badireleri de atlatiriz, ülkemizi de bu medeniyet yarisinda iyi bir noktaya kavustururuz. Bu yapinin kan kokan, kin kokan, nefret kokan yüzünü görmezden gelip hala 'egitim-ögretim' diyenin, 'yardim' diyenin, 'okul' diyenin, 'hizmet' diyenin ya idraki çalismiyor ya da kalben bunlarin safindadir. Bütün okullarina el koyduk. El koymak durumundaydik. Hepsini de onlara referans olan üniversitelere devrettik" dedi."Diyanet camiamiz artik bu isi üstü örtülü götürmemelidir" TSK'da da tüm askeri liselerin kapatildigini, tüm liselerden harp okullarina girme sansi dogdugunu söyleyen Erdogan, harp okullarinin çatisi olarak Milli Savunma Üniversitesinin kuruldugunu, harp akademilerinin de kaldirildigini belirtti. Erdogan, "Bütün bunlarla beraber jandarmayi Içisleri Bakanligina bagladik, jandarmanin sistematigini de polisin sistemine dönüstürdük. Suanda artik özlük haklari, sicil felah hepsi Içisleri Bakanligina bagli. Dün aksam son adimlari da attik, 48 saat içinde yeni görevlendirmelerle tüm jandarma camiasindaki arkadaslarimiz çalismalarina baslayacaklar. Her yil bu 30 Agustos'ta olurdu, simdi 30 Agustos'u kaldirdik, artik bugün yarin TSK'daki çalisma süreci baslamis olacak. 17-25 Aralik'tan beri birilerinin dilinde hep su olurdu, dostlar gelirdi, konusurduk, Basbakanligim ve Cumhurbaskanligi dönemimde 'aman gayretullaha dokunmasin.' Hep bu ifade vardi. Asil 15 Temmuz'da 238 masumu katleden, 2 bin 197 masumu yaralayan bu katillere hala masumiyet atfetmek gayretullaha dokunur. Asil bunca insanin zihnini ve kalbini karartmak, mankurtlastirmak gayretullaha dokunur, zalime merhamet etmek mazluma zulümdür. Türkiye'nin yasadigi bu tecrübeden yola çikarak her alanda oldugu gibi dini müesseseler konusunda kendine çeki düzen vermeye ihtiyaci vardir. Ben Diyanet Isleri Baskanimizin bugünkü konusmasi sebebiyle, her zaman güzel konusmalari var ama bugün çok daha anlamli konusmasi sebebiyle kendilerine tesekkür ediyorum. Özellikle de 100 bin gibi bir kadroya sahip olan Diyanet camiamiz artik bu isi üstü örtülü götürmemelidir. Hedef sadece FETÖ yoktur, bölücü terör örgütü de bizim hedefimizdir. Bingöl'de 7 polisimiz, ondan önce 6 erimiz PKK tarafindan sehit edildi, tüm bunlara karsi bu mücadeleyi kararli bir sekilde sürdürmemiz lazim. Bizim Kürt kardeslerimizin bu terör örgütüne prim verecegine inanmiyorum" diye konustu."Bu musibet bizim için bir firsat olmustur" "15 Temmuz gecesi minarelerden ezanlar salalar okunmamis olsaydi o manevi hava eksik kalirdi. Onlar okununca isin manevi yönü güçlenmis oldu. Birilerini de rahatsiz etti" açiklamasinda bulunan Erdogan, Izmir'de müezzine saldiranlar oldugunu hatirlatarak "Bizde yolumuza kararli bir sekilde devam edecegiz. Çünkü biz 'bu ezanlar ki sehadetleri dinin temeli' böyle inanmisiz ve böyle yola yürüyecegiz. Öyleyse bu musibet bizim için bir firsat olmustur. Bin 400 yillik birikimi en güzel sekilde degerlendirerek bünyemizi bastan sona kontrolden geçirecek, eksiklerimizi tamamlayacak, hatalarimizi düzeltecek bir süreci hep birlikte yapmaliyiz. Bunu yapmazsak yarin benzer baska sapkinliklarla ugrasmaya devam ederiz. 15 Temmuz gecesi yükselen salalari duyunca gözünü kirpmadan tanklarin, uçaklarin üzerine giden milletimize borçluyuz. Ülkemizin maddi ve manevi tüm birikimlerine sahip çikarak fitne ve fesat odagi haline dönüsme emaresi gösteren dini, etnik, ideolojik her türlü tehdide karsi tevhid ve vahdet sancagi altinda birlesmek mecburiyetindeyiz" seklinde konustu.Erdogan, emin ve güvenli adimlarla yola devam edeceklerinin altini çizen Erdogan, Bati'nin bu süreç içinde Türkiye'nin yaninda yer almadigini, aksine darbecilerin yaninda yer aldigini söyledi. Erdogan, "Biz de onlara güvenerek degil, bir degerli büyügümüzün bir sözü vardi 'onlarin uçaklari, tanklari toplari varsa be kuzum, bizim de Allah'imiz var' demisti. Bizim de Allah'imiz var. Süphesiz ki bizim de tankimiz ve topumuz var. Silahli Kuvvetlerimizin içinde bu alçaklar oldugu gibi bunlarin karsisinda dimdik duran haysiyetli, vatansever, milliyetperver komutanlarimiz, subaylarimiz, askerlerimiz var. Onlar da bu mücadelede onlara karsi koymanin en güzel sinavini verdiler" dedi.
Orjinal Habere Git
— HABER SONU —