Tarih: 01.02.2019 10:25
INSAN ISYAN EDEN BIR VARLIKTIR
Arapça isyan sözcügü Türkçe karsiligi baskaldirmadir. Isyani yapan insana baskaldiran ya da âsî denir. Günah anlaminda mâsiyet kelimesi de âsî kelimesinden gelir.Ancak baskaldirmak bos bir fiil degildir. Bir amaç ugrunda bu fiili gerçeklestirir insan. Neye baskaldiracak? Gafletten uyanmak, akli uyandirmak, uykudakileri uyandirmak, cehalete ve isyana tesvik edenleri gafletten uyandirmak ve islah etmek için de basini kaldiracaktir.Kalk, yürü, hareket et ve ayaklan, kafani kuma gömerek kalma, basini kaldir, çevrende neler oluyor baksana gibi anlamlari içinde barindiran isyan sözcügü cahillerin ters yorumuyla anlamindan saptirilmistir. Dogruyu, iyiyi, güzeli ve gerçegi akliyla, irfaniyla ve bilgisiyle degil, kaba kuvvetle elde etmeye çalisan nasil olur da basini kaldiran bir insan olur.Insan isyankâr bir varliktir. O, asi olusuyla varliginin bilincine erer. Kendini ötekinden ancak baskaldirisiyla ayirt eder. Ben DAVARIM degil, ben de varim der.Isyan; kaleme ve mürekkebe karsi boynuz ve nalla verilen bir savas degil, kalem ve mürekkebi akil ve gönül fezasinda kullanarak bunlari yok etmek isteyenlere karsi verilen bir baris ve islahat çabasidir. Kaba kuvvete inanarak dev savas makinalarini üreten akil, gözle görülmedigi halde bunlardan daha fazla tahribat yapan ve bir füzenin komut dügmesini dolduramayacak kadar az bir yer isgal eden Korona virüs tarihler boyunca yapilan isgallerden daha kapsamli ve sessiz bir sekilde bütün dünyayi ve insanligi isgal etmistir.Kanaatimizce virüsle yapilan bu üçüncü dünya savasi, insanligin son savasi olacaktir. Insan haklari kavraminin baslattigi muhtesem bir uyanis ve aydinlanmadan nasibini alanlar için vicdan azabindan daha büyük bir yenilgi ve bu acidan daha büyük bir savas yarasi düsünülebilir mi?Bir at, kuyrugunun altina giren sinege, isyan için saha kalkar, dörtnala kosar, isyanini bizim tarifimizin disindaki yöntemlerle devam ettirir. Lakin sonunda enerjisi tükenir, yorgun düser hatta canini terk ederek bedenini sineklere yem eder. Eger at kendi kuyrugunu kapatip sinegi bogacak kadar akla sahip olsaydi bu hezimete ugrar miydi?Süphesiz sinegin tüm vücudu, atin beynindeki bir tek sinir hücresi toplamindan daha küçüktür. Lakin sinegin ihmal edilebilecek kadar küçük olan beyin hücreleri, atin dev beyinden daha mükemmel bir akil ürettigi için atin nimetlerinden bir kurnazlikla faydalanmis, ati kendi gidecegi yönde kosturmus ve sonunda ati tüm sinek ailesi için tükenmez bir rizik haline getirmistir.Her köle ruhlu insan son derece kolayca elde edildikten sonra da tapinilmasi en zor ve en tehlikeli olan bir Tanriya dönüsür ve put olarak karsisina gelir. Aynen insanin kazandigi paranin kölesi olundugu gibi. Isyanla insan olma bilincine eren hür insanin görevi, kölelestirdigi putlara ibadet etmek zorunda kalan zavallilara yardim etmek, tanrilasan kölelilere de ayni akibeti paylasacaklarini tavsiye etmektir.Bizim burada ortaya koymak istedigimiz isyan, hak ve hukukun yerine getirilmesi için yapilan uyanis, aydinlanis ve baris içinde yürütülen islah edici bir çabadir.Insanin en basta baskaldirisi kendine olmalidir. Kendine güç yetirmesi için öncelikle kendine isyan etmesi gerekir. Kendine isyan etmeyen baskalarina isyan edemez. Insan akil ve irade gibi itici güçle isyan eder. Akil ve vicdan; dogru, iyi ve güzel bir hayata kavusmayi ve erdemlerle yasamayi kendine amaç edinir. Iradesiyle bunu gerçeklestirir. Akil ve vicdan bu hayata engel olan ahlaksizliga, hukuksuzluga, cahillige, taskinliga, mantiksizliga isyan eder. Basit bir inatçilik bile insanin basinin belasidir. Kim cesaret eder inatçiligina karsi baskaldirmaya! Maalesef zaman zaman insan nefsi zalim, nankör ve gerçegi göremeyecek kadar inatçi oldugu için en büyük isyani, gerçege, hak ve hakikate olmaktadir.Vicdanimizin uyanik ve saglikli olmasi için insani, ahlaki ve hukuki degerleri kabul etmek gerek. Eger vicdanimizi felç ederek hak ve hukuksuzluk yaparsak, aklimiz bize karsi basini kaldirir bizi daima rahatsiz eder. Vicdan azabi giderilmedigi takdirde akli felç ederek intihara sürükleyebilir. O halde gerçegin habercisi aklimizin ve hissedicisi Tanri'nin içimizdeki sesi olan vicdanimiza kulak vermeliyiz.Isyan etmek ahlaki ve hukuki bir gaye için yapilir. Basini kaldiranin basini koparirim diyen zorbaya, bunu hangi hak ve yetkiyle yaptigini hesabinin sorulacagini söylemek için insan basini kaldirir. Adaletin yerine getirilmesi, terazinin hukuka uygun tartmasi için basini kaldirir.Ülkenin nimeti ve külfetinin paylasiminda oldugu gibi aile arasindaki basit bir miras paylasiminda gerçegi bildigimiz ve gördügümüz halde, evlatlarindan ve kardeslerinden bunu esirgeyerek bin dereden bin bahanelerle seytanla dost olmusçasina mirasi adaletle paylasmayanlara karsi baslarin kalkmasi gerekir.Adil olmayan insanin basi asla kalkamaz. Çünkü onun basi egiktir ve mahcuptur. Eger bir insanin isyani bozgunculuk, fesatlik ve düsmanlik üzerineyse bunun isyani vücuttaki kanser hücresi gibidir. Bu isyan islah edilmelidir. Islah edilen vicdansizlik sarsilmaz bir vicdana dönüsebilir. Erdemli, onurlu, serefli ve haysiyetli insanin daima dik duran basi, ayaklanacak ayagi vardir.Yine insan aklin, vicdanin ve hayatin gerçekleriyle örtüsmeyen geleneklere de basini kaldirmasi gerekir. Bu gelenekleri saymak sayfalar alir. Insani köle eden, onurunu yok sayan agalik, seyhlik ve örgüt liderligi adi altinda yerlesmis anlayisa basini kaldirarak neler oldugunu sorgulamasi gerekir. Maalesef böyle bir hayat tarzini benimseyen sözüm ona kendilerini aydin ve ileri görüslü sayan çevreler ne romanlarinda, ne sinema filmlerinde ne de köse yazilarinda baskaldirilarini görmüyoruz. Kendi çöplüklerini temizlemeden, gelenege baskaldirmadan, vatandas olma hak ve hukukunu veren devlete baskaldirmayi meziyet saymaktadirlar.Baskaldirimiz; ister siyasi, ister ideolojik, isterse dini ad altinda önümüze dikilen, bizlerin insan olma hak ve hürriyetlerini gasp edenlere körü körüne bagli olma anlayisina olmalidir.Insanlari bölerek ve parçalayarak zihnimize giydirilen siyasi ve ideolojik bir takim gömleklerinin dogustan oldugunu söyleyenlere baskaldirmaktan daha çok, bizim köle ruhlu, gerçegi göremeyecek kadar kör ve sagir olusumuza basimizi kaldiralim. Eger böyle anlayista olmazsak onu götürür yerine yeni efendiler getirir ona tapininiz. Bir putu yikar, yenisini yapar ona tapariz. Putlarla yasamaya alistigimiza ya da alistirildigimiza nede böyleyiz diye basimizi kaldiralim.Insanlara kime baskaldirmalisiniz dendiginde ilk defa seytanla dost olarak Allah'a karsi baskaldiranlara rastlariz. Ilk defa baskaldiriyi Allah'a karsi yapinca içinden çikilmaz bir durumla karsi karsiya kalinir. Bunu adi kader olur. Kahpe felek olur. Kaderimse çekerim olur. Sonuçta insan hayatindaki bütün hak ve hukuk kayiplari yani mahkemelik olaylari Ilahi Adalet mahkemesine kalir. Insanin basta kendine, sonra Allah'a, daha sonra devlete, adalete ve en sonunda da insana güveni sarsilinca ruhunda ve vicdaninda derin giderilmez yaralar açilir. Ruh, akil ve vicdan sagligi elinden alinir. Bu durumda insanin ne baskaldiracak, ne ayaklanacak, ne de kimildayacak hali kalir.Oysa insan en yakinindan baslayarak kendi cehaletine, kendi nefsine yenik düstügüne, kör ve sagir geleneklere, yasadigi çevresini kusatan gerçegi görmeyi engelleyen, onurunu, hak ve hukukunu elinden alan putlarla örülü anlayislara basini kaldirip ne olup bittigini fark etmelidir. Iste o zaman bir çikis yolu bulacaktir.Insanin isyani ahlaki, siyasi, hukuki, dini ve felsefi olarak var olma mücadelesidir.Dik basli bir toplum, baskaldirmak zorunda kalmaz. Herhangi bir nedenle baskaldirma ihtiyaci duyanlarin baslari kesinlikle ya egik, ya da yerdedir.
Orjinal Habere Git
— HABER SONU —