BILIMDEN NE ANLAMALIYIZ?

BILIMDEN NE ANLAMALIYIZ?

1.02.2019 10:25:22 0
BILIMDEN NE ANLAMALIYIZ?
BILIMDEN NE ANLAMALIYIZ?22-24 Eylül 2021 tarihleri arasinda Nevsehir Haci Bektas Veli Üniversitesi Egitim Fakültesi Kimya Egitimi Anabilim Dali tarafindan Sayin Doç. Dr. Davut Saritas koordinatörlügünde düzenlenen VII. Ulusal Kimya Egitimi Kongresi’nin bir kismina dinleyici olarak katildim. Bu kongrede ülkemizden 3 ögretim üyesi çagrili konusmacilar olarak yer almisti. Bunlardan birisi Atatürk Üniversitesi Kazim Karabekir Egitim Fakültesi Ögretim Üyesi ve hocamiz Prof. Dr. Samih Bayrakçeken’di. Tabi böyle bir kongreye konusmaci olarak hocamizin katilmasi mensubu oldugumuz üniversitemiz adina bizleri sevindirmistir. Bayrakçeken hocamizin konusma metninin basligi; “Bilimin Dogasi Baglaminda Teori Kavrami ve Kimya Egitiminde Önemi”Hocamizla olan yakin dostlugumuz ve konusma metninin felsefe hocasi olarak beni de dogrudan ilgilendiriyordu. Bu nedenle konusmayi bastan sona kadar izledim. Siz degerli okurlarimla hocamin izniyle bu konusma metninin hazirlanmasinda hocamiz ve ögrencileri Prof. Dr. Nurtaç Canpolat ve Doç. Dr. Suat Çelik hocalarimizin ortak emegini paylasmak istedim. Kongreye dinleyici olarak katilmama müsaade eden kongre düzenleme heyetine ve konusma metnine günlerce hazirlanarak konusma metnini bizlerden esirgemeyen hocamiza siz okurlarim ve sahsim adina tesekkür ederim.Bayrakçeken sözlerine basladiginda bu kongreyi düzenleyen üniversite yönetimine özellikle de son derece yetkin bir bilim felsefecisi olan koordinatör Doç. Dr. Davut Saritas’a ve onun yetismesinde önemli rol oynayan hocasi Gazi Üniversitesi Ögretim Üyesi Sayin Prof. Dr. Yüksel Tufan’a tesekkür ederek sözlerine basladi. Seminerin sonunda da yine tekrar tesekkürlerini ifade etmeyi de unutmadi.Çok degerli Yüksel hocamla Ankara’da makaminda uzunca bir sohbetimiz oldu. Geçekten bilgi sevdalisi ve entelektüel bir bilim insani. Bu övgüye layik bir insan.Bayrakçeken konusmasina degerli iki düsünürün bilim tanimiyla devam etti.«Bilim, dogal dünyayla ilgili sorulari cevaplamak üzere bilimsel arastirma yöntemlerini kullanarak herkesin irdelemesine açik geçerli ve güvenilir genellemeler ve açiklamalar ortaya koyma etkinligidir.» (William F. McComas).«Bilim, her türlü düzenden yoksun duyu verileri (algilar) ile mantiksal olarak düzenli düsünme arasinda uygunluk saglama çabasidir.» (Albert Einstein)Bu konusmada kisaca günümüz bilim anlayisini sunmaya çalisacagini da ifade etti.Hocamizin bu kapsamda öne sürdügü hususlari söyle özetleyebiliriz:Bilim kisaca gözlem ve çikarsamanin bir ürünüdür. Bir diger ifadeyle bilim; olgu ve aklin etkilesiminin bir sonucudur. Bilim yapilirken bir gözleme konu olan yön var, bir de gözlemlemenin ötesinde gözlenemeyenler için çikarsama yer almaktadir.Bilimde son derece önemeli olan teoriler gözlem ve çikarsamayla olusturulmaktadir.Bilimin dogasini ortaya koyan özellikleri söyle siraladi:Bilim bir insan etkinligidir. Bilim Kaf Dagi’nin arkasinda olanla degil, dolayli veya dogrudan gözlenebilen olgulari temel alir yani kisaca olgulara dayalidir.Bilim çikarsamaya dayalidir. Bilimde sanilanin aksine yaraticilik önemlidir. Buna ilave olarak bilim insaninin özgünlügü, sezgisi ve hayal gücü gibi faktörlerin de önemli oldugunu vurguladi.Insanoglunun ürettigi en güvenilir bilgi türlerinden birisi olan bilimsel bilgi degisime açik bir özellige sahiptir.Bilimde öznellik vardir. Ayni zamanda da teori yüklüdür.Bilim insani bos kafayla bilim yapmamaktadir. Yaptigi gözlemler ve çikarsamalar önceki bilgilerinden etkilenir.Bilim kültürle etkilesim halindedir. Modern kültürün önemli bir bileseni olup hem etkiler hem de etkilenir.Bilim sözde yani sanili olan astroloji ve ufoculuk gibi anlayislardan ayrilir.Burada Bayrakçeken Avusturyali Yahudi kökenli düsünür Karl Popper’in (1902 d,1994 ö.) bilimle sözde bilimi ayirt etmede kullanilan sözünü dile getirdi.“Bilimsel bilgi yanlislanmaya imkân veren diger bir ifadeyle test edilebilir bilgidir.”Devamla Bayrakçeken bilimde adim adim izlenmesi gereken tek bir yöntem yoktur. Bilimsel yasalar ve teoriler ayri ayri bilgiler olup birbirlerine dönüsmezler.Bayrakçeken özellikle bu hususun altini çizdi. Çünkü bilimsel teorilerin bir gün yasalara dönüsecegi anlayisi hatta inanci bilim dünyasinda bile yaygin yanlis anlayistir. Çok duyariz “Bu sadece bir teoridir,” yani bos bir spekülasyon olup gerçekleri pek yansitmamaktadir. Oysaki bilim denilen ugras teoriler koleksiyonu olup, teorileriyle bilim olmaktadir. Yani kisaca teori yoksa bilim yoktur. Teori, teoridir. Yasa, yasadir. Biri birine dönüsmezler.Teori ve yasanin benzerlik ve ayriliklari bulunmaktadir. Yasalar daha ziyade betimlemeye yönelik olup açiklama içermezler. Yer çekimi yasasi cisimler birbirlerini kütlelerinin çarpimiyla orantili, aralarindaki uzakligin karesiyle ters orantili olarak çekerler.Yine Bayrakçeken yasaya örnek olarak gazlarla ilgili Boyle yasasi olarak bilinen; “Bir gazin basinci ile hacminin çarpimi sabittir,” yasasini verdi. Bu yasanin niye böyle oldugu bu yasadan yaklasik bir asir sonra ortaya atilan “Gazlarin kinetik teorisi” adli teorisiyle açiklanmistir. Yani kisaca teoriler; olgular, olgular arasi iliskiler ve yasalarin açiklamasidir. Yani kisaca teori açiklamadir.Yine Bayrakçeken günümüz insani, bilimin ürünleriyle dolu bir dünyada yasamaktadir.  Bilime göre kararlar aliniyor. Bunu asida çok daha iyi hissettik.  O halde okullarimizdaki egitimde bütün vatandaslari bilim okuryazari yapmak amaçlanmaktadir.Ünlü Bilim Tarihçisi George Sarton’un sözüyle de bu ifadesini destekledi.«Siradan bir insanin yeni bulunan bir hormonu ya da evrene iliskin en son teoriyi bilmesi o kadar önemli degildir. Onun için ve de hepimiz için gerekli olan bilimin amaç ve yöntemini olasi açiklikla kavramaktir. Bu anlayisi saglamak yalniz üniversitelerimize degil, her düzeydeki okullarimiza düsen görevdir.»Televizyonlarda zaman zaman akademik ünvanli insanlarin bile bu, “Bilimsel olarak ispatlanmistir” sözünü sarf ettiklerini izlemekteyiz. Bu kisi gerçekte bilim okuryazari olsaydi bilimde ispat olmadigini bilirdi.Ispat mantik ve matematikte kullanilan bir yöntem olup bilimde yoktur. Bilim okuryazarligi yayginlasmasiyla Karl Popper’in yanlislamaci anlayisi önemsenip benimsenirse etik degerlere de bir katkisi olabilecegine Bayrakçaken ileri sürdü.Insanlar bir düsünce ve bir fikir ileri sürdüklerinde daha saglikli yol, onu dogrulamaya degil, yanlislamaya çalismalidir. Konunun daha iyi anlasilmasi için Popper’in beyaz kugu örnegini verdi. Bütün kugular beyazdir diye bir hipotez  (yani gözlemlerle sinanmak üzere ortaya atilan önermeler) ileri sürdügümüzde beyaz kugu arayarak onu dogrulamaya gitmeyip siyah kugu arayarak, o fikrimizi yanlislamaya çalisma yolu seçilmelidir. Siyah kugu bulunamadigi sürece hipotezimiz dogru sayilir.Bu arada Bayrakçeken bilimde kesin ve mutlak dogrularin olmadigini, bilimin de böyle bir iddia ile ortay çikmadigini belirtti.  Bilimsel bilgi kesin degilse de insanoglunun elindeki en güvenilir bilgidir.Bilimde kesinlik arayisinda da Popper’dan alinti yaparak su cümleleri ifade etti:“Kesin bilgi isteyen ve onsuz yapamayacagina inanan insanlar, telkine gereksinim duyan, kesinlik, güvenlik, otorite ve bir önder olmaksizin yasamaya cesareti olmayan insanlardir.”Bilim, dogruluk arayisidir. Ama bu dogruluk mutlak dogruluk degildir.   Karl Popper bilimsel yöntemi;   «Sinama-yanilma- ayiklama» süreci olarak nitelemektedir.Bilimsel ugrasta açikça ifade edilmese de bazi varsayimlar ifade edilmektedir. Bunlar, bizim disimizda bir olgusal dünya bulunmaktadir. Bu dünya bizler için anlasilabilirdir. Bu dünyayi bilme ve anlama degerlidir. Ayrica Cabir bin Hayyan’a atfedilen:  “Tanri ve tabiat insani hayal kirikligina ugratmaz» ifadesi de bilimde varsayimlarla uyumludur.Ben de bu konusmayi dinlerken Rusell’in su sözü aklima geldi: “Bizin bütün bilgilerimiz yanlilik, yanlislik ve eksiklik içerir.”Maden ki bilgilerimizin durumu böyleyse nasil oluyor da zaman zaman kendilerinde her türden kesin bilginin oldugunu ve bulundugunu söyleyerek insanlari kandirarak bilim adina sömürücülük yapmaktadirlar. Oysa Bayrakçeken hocamizin israrla vurguladigi bilimde kesin bilgi olmadigidir.  Bu bilim istismarcisi kisiler, kesin bilgiye sahip olduklarini nasil iddia edebilirler!Bu konusmada Bayrakçeken bilim adina bazi sarlatanlik yapanlarin insanligin sömürücüsü oldugunu israrla ifade edince Kuran’daki ayetler bir anda gözümün önüne geldi.Hocamizin halkin temiz duygularinin bilim adina sömürüldügünün dile getirilmesi gerektigini vurgulamasi cidden beni çok etkiledi.Bayrakçeken hocamizin bugünkü bilim anlayisini yansitmaya çalistigi davetli bildirilisini dinleyince Kuran’in bilgi yani epistemoloji anlayisiyla benzestigi kanaatine vardim.Asagida verilen Kuran’daki su dört ayet/isaret sanirim bana insanligi tipki bilimdeki gibi gözlem ve çikarsamaya davet edildigini ima etmektedir.“Kuskusuz, göklerin ve yerin yaratilisinda, gece ile gündüzün birbirini takip edisinde; insanlara faydali yüklerle denizlerde seyreden gemilerde; Allah’in gökten indirerek onunla ölü topraga can verdigi ve her çesit canlinin çogalmasini sagladigi yagmurlarda; rüzgârlarin (yönünün) degismesinde ve gökle yer arasinda kendileri için tayin edilmis belirli güzergâhlarda akan bulutlarda: (bütün bunlarda) düsünüp, akillarini kullananlar için mesajlar vardir.”  (Bakara 164.)“Gökleri, görülebilir herhangi bir destek, dayanak olmadan yükselten ve sonra da kudret ve hükümranlik tahtina kurulan Allah’tir; her biri -[O’nun tarafindan] belirlenmis bir süre için  – kendi seyrini sürdüren günesi ve ayi [koydugu yasalara] tâbi tutan O’dur; var olan her seyi (yöneten), çekip çeviren de O. Bütün bu mesajlari açik açik dile getiriyor ki, [Yargi Günü’nde] Rabbinizin huzuruna çikacaginiza yürekten kesin bir biçimde inanasiniz.”Rad 2“Ve (ayni) dünyada birbirine komsu (fakat bitki örtüsü ve dogal zenginlik açisindan birbirinden farkli) kara parçalari, asma bahçeleri, ekinler, ayni kökten (çiktigi hâlde) çatal çatal ya da çatal kökten (çiktigi hâlde) tek gövde üzerinde yükselen hurma agaçlari… (Hepsi de) ayni suyla sulanirlar; fakat Biz onlarin her birine farkli bir lezzet vermisizdir. Elbet bütün bunlarda, (olaylar ve esya arasinda) bag kuracak akla sahip bir topluluk için bitmez tükenmez mesajlar vardir.”Rad.4.“Bilmedigin seyin ardina düsme; çünkü isitme duyusu, görme duyusu ve kalp, bunlarin hepsi bundan sorumludur.” (Isra 36.)Kisaca Yüce Allah bizden gözlem ve çikarsama yapmamizi istemektedir.Bu konunun daha iyi anlasilmasi için Kuran’daki; Ibrahim 19,Bakara 179,  Yunus 42, Araf 198. Ali Imran 66, Enam 44, Rad 37, Nahl 25, Ankebut 49, Casiye 24 ve daha birçok ayete bakilabilir.
Salı Güneşli -6.8 ° / -20.5 °
Çarşamba Güneşli -5.2 ° / -18.4 °
Perşembe false -4.8 ° / -17.8 °