Davutoglu: Ben HDP ile görüsürken…

Davutoglu: Ben HDP ile görüsürken…

1.08.2015 10:25:22 0
Davutoglu: Ben HDP ile görüsürken…
Basbakan Ahmet Davutoglu 'Ben Demirtas ile görüsürken, ayni saatlerde dikkat çekici, KCK sözde halk savasini baslatma talimatini verdi' dedi.Basbakan Ahmet Davutoglu, PKK ile yeniden silahli mücadelenin baslamasinda kendisinin HDP Esbaskanlari ile görüstügü sirada, Kandil’den gelen ‘halk savasina hazir olun’ mesajinin gelmesinin önemli oldugunu soyledi.Davutoglu ’15 Temmuz, ben Demirtas ile görüsürken, ayni saatlerde dikkat çekici, KCK sözde halk savasini baslatma talimatini verdi. 19 Temmuz, Suruç’tan bir gün önce Cemil Bayik açiklama yapti. “silahlanin ve halk savasina hazir olun” diye. Kim adina, hangi savasi baslatiyorsunuz? Size kim talimat verdi? Nereden talimat aldiniz? Simdi herkesin bu ortak akil üretme anlaminda, son 13 yil içinde aldigimiz mesafelere tekrar tekrar bakmasini rica ediyorum’ ifadelerini kullandi.Basbakan Davutoglu, Dogu ve Güneydogu illerinden gelen sivil toplum kurulusu temsilcileriyle Çankaya Köskü’nde kahvaltida bulustu. Kahvaltida konusan Davutoglu, bugüne kadar geçen sürede farkli kesimleri bir araya getirerek ortak bir ruh hali olusturduklarini belirtti. Davutoglu, “Ramazan’in hemen akabinde daha bayramin sevincini üzerimizden atmamisken 20 Temmuz’da Suruç’ta yasanan katliamla, alçakça yapilan bir terör saldirisinda hepimizin yüregine bir ates düstü. O günden bu yana Türkiye’de siddet sarmalini derinlestirmek isteyenlerle bu siddet sarmalina karsi insan hak ve özgürlüklerini, kamu düzenini savunanlar arasinda çok ciddi bir mücadele seyrediyor” dedi.Yasananlarin ardindan sivil toplum kuruluslariyla bir araya gelerek bir muhasebe yapma geregi hissettiklerini vurgulayan Davutoglu, “7 Haziran’dan bu yana yasanan süreçte hükümet olarak, AK Parti Genel Baskani olarak istisare zemininde yeni durumu anlamak için toplum kesimlerinin degisik kesimleriyle bir araya gelmeye özen gösterdim” diye konustu.“Biz farkli olmakla birlikte ortak kültürel mayanin eserleriyiz” diyen Davutoglu, söyle devam etti: “Modern dönemde kadim ortak kültürel maya konusunda iki farkli yaklasim çikti: Bir, tektiplestirenler ve ‘Herkes bizim gibi olacak, bizim tasnif ettigimiz kimliklere sahip olacaklar.’ Bunun en son ve çarpici örnegi 12 Eylül rejiminin getirdigi tektiplestirmeydi. Öncesi de vardi sonrasi da oldu 28 Subat’ta. Ama bugünkü meselelerin çikisinda bu tektiplestirmenin yogun psikolojik travmasini Türkler, Kürtler, Sünniler, Aleviler hep beraber yasadik. Hep beraber o dönemde genç üniversiteliler olarak bu yaklasima karsi farkli ideolojilerle ayakta durduk. Bu tektiplestirenler karsisinda bu kez ayristiranlar çikti. ‘Madem biz Mezopotamya çocuklariyiz, diger çocuklardan ayrilmaliyiz’ diyenler çikti, ‘madem biz Anadolu çocuklariyiz, digerleri ya sevsinler ya terk etsinler’ çikti. Biz son 13 yil içinde bu tektiplestirme ve ayristirma çabalarina karsi hep birlestirmeyi farklilara saygi duyarak o farkliliklar üzerinden çatisma çikarmadan gönülleri birlestirmeyi hedefledik. Çözüm sürecinin esas itibariyla özünde de bu vardi, ‘Milli Birlik Kardeslik Projesi’ ve demokratiklesmenin özünde bu vardi. Yasaklar vardi. Ben dahi kendi çocuguma ismini koyarken Meymune isminin Türkçe olmamasi sebebiyle nüfus müdürünün 1988 yilinda nasil gözümün içine bakip ‘Bunu degistirmeniz gerekir’ dedigini halen hatirliyorum. Herhalde olaya bir adalet perspektifinden bakanlar görürler ki son 13 yil içinde biz bütün farklilastirma, çatisma ve tektiplestirme çabalarina karsi çok büyük mesafeler kat ettik. Bugün kimse konustugu dil, ait oldugu cografya, benimsedigi kültür, okudugu siir, terennüm ettigi türkü ya da sarki dolayisiyla herhangi bir muaheze altinda tutulmuyor. Ahmet Kaya’nin sarkilarinin yasaklandigini, Türkiye’de her güzel sarkinin, Tuna kenarinda söylenen Rumeli havasiyla Firat-Dicle kenarinda söylenen Mezopotamya havasinin rahatlikla birlikte ayni ahenk içinde dile getirildigini hep beraber görüyoruz. Bunun aksine bir uygulama varsa karsisinda bizi bulur.”“KRITIK DÖNEMLERDE VICDANLARIN PARÇALANDIGINA SAHIT OLUYORUZ”Basbakan Davutoglu, kritik dönemlerde vicdanlarin parçalandigina sahit olundugunu belirterek, “Her sey parçalanabilir ama bir insanin vicdani, yüregi parçalanamaz. Bir insan her seye farkli bakabilir ama masum iki çocugun birinin Türk, birinin Kürt, birinin Kafkas, birinin Mezopotamya çocugu olduguna bakmaz. Çocuk çocuktur, insan insandir ve insanlik vicdani parçalanamaz. Ama 13 yil içinde neler gördük. Cumartesi Annelerini dinleyip Diyarbakir annelerini unutanlari gördük. Suruç’taki katliamlari lanetleyip Ceylanpinar’da gece yarisi uykusunda sehit edilen polisleri gözardi edenleri gördük, Suriye’den gelenler Türkmense onlara sahip çikip Kürtleri unutanlari gördügümüz gibi Suriye’den gelenler Arap ve Türkmense onlara bakmayip Kobani’den gelenlere agit yakanlari gördük. Allah askina herkes elini vicdanina koysun” ifadelerini kullandi. Davutoglu, sunlari kaydetti:“Bizim hükümetlerimiz döneminde acilarin ayristirildigi, su acinin digerine göre daha fazla saygi gördügü, su veya bu katilin digerine göre daha az lanetlendigini gören varsa iste meydan burasi. Biz Suruç’ta katliam yapan DEAS’a karsi da en sert lanetlemeyi yaptigimiz gibi orada belki siyasi görüs olarak bize karsi olmus olsa bile ‘Her vatandasimizin gözünden dökülen yas, vücudundan damlayan tek damla kan dahi bizim gözyasimiz, bizim kanimizdir’ diyerek Suruç’taki bütün vatandaslarimiza taziye diledik ve yaralilari hastanede ziyaret ederek acilarini paylastik. 7 Haziran’da hükümetimize oy vermis olsun ya da olmasin, sonrasinda AK Parti’ye tavir almis olsun veya olmasin, buradan tekrar söylüyorum, ortak vicdanimizin geregi olarak bütün acilara ayni ölçüde yaklastik. Herkes gördü ve sahit oldu; baristan, demokrasiden, teröre karsi mücadeleden bahsedenler Ceylanpinar’da iki polisimiz ensesinden sehit edilmisken onu yapanlara dönüp herhangi bir kinamada dahi bulunamadilar. Ve o kadar aci ki yillarca vicdani temsil ettigini söyleyen bazi aydinlar ‘Iki polis için böyle bir operasyona deger miydi?’ diyerek iki polisin katlini küçük görmeye, iki polisin annesinin, bacisinin, esinin, çocuklarinin acisina vicdanlarini kapatmaya çalistilar. Mesele bizim için sadece bir olay meselesi degil ortak vicdanin katledilmesiydi. 78 milyona ifade etmek istiyorum, biz ortak vicdani temsil etmeye devam etmek zorundayiz. Hükümetler, sivil toplum kuruluslari, her bir fert olarak eger ortak vicdani savunmaktan imtina edersek Cumartesi Annelerinin yasadigi kayiplari, kayip vatandaslara günlerce, yillarca gözünü kapatanlar ne kadar suçluysa Ankara’ya gelip gözyaslariyla ‘Oglumu, kizimi kurtarin’ diyen Diyarbakir Annelerinin acisina gözlerini kapatanlar da o derece suçludur. Ortak vicdani temsil eden herkese sesleniyorum: Diyarbakir Annelerinin gözyaslarina sebebiyet veren çocuklarin daga kaldirilmasina -ki çözüm süreci içinde oldu- karsi seslerini yükseltebilecekler mi?”
Perşembe false -4.8 ° / -17.8 °
Cuma false -3.3 ° / -15.8 °
Cumartesi Hafif dondurucu yağmurlu -2.5 ° / -16.1 °