FETÖ, zeki ve basarili ögrencileri hedef alarak, IQ testleri yaptirmis

FETÖ, zeki ve basarili ögrencileri hedef alarak, IQ testleri yaptirmis

1.10.2016 10:25:22 0
FETÖ, zeki ve basarili ögrencileri hedef alarak, IQ testleri yaptirmis
Örgüt, Türkiye’deki haberlesmede Almanya, ABD ya da baska bir ülkeye kayitli GSM hatlarini kullanmisErzurum’da Fetullahçi Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz’daki darbe girisimine iliskin sorusturma kapsaminda hazirlanan iddianame, 2. Agir Ceza Mahkemesi tarafindan kabul edildi. Iddianamede, FETÖ yapilanmasinin ayrintilarina yer verildi. Erzurum Cumhuriyet Bassavciliginca Fetullahçi Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girisimine iliskin hazirlanarak mahkemeye sunulan iddianamede, “yurtta sulh konseyi”nce Erzurum’da sözde “sikiyönetim direktifi” ile “siki yönetim komutani” olarak atanan Jandarma Albay M.K., ile söz konusu eylemlere istirak ettigi iddia edilen Jandarma Binbasi M.Y. hakkinda “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldirmaya veya görevini yapmasini engellemeye tesebbüs etme, anayasal düzeni ortadan kaldirmaya tesebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldirmaya veya görevini yapmasini engellemeye tesebbüs etme ve silahli terör örgütü kurma veya yönetme” suçlarindan 5237 sayili Türk Ceza Kanunu 37/1 maddesi delaletiyle, ayni kanunun 309, 311/1, 312/1, 314/1, 53 ve 63.maddeleri ile Terörle Mücadele Kanunu 5/1.maddeleri geregince cezalandirilmalari talebiyle Erzurum 2. Agir Ceza Mahkemesine kamu davasi açildi. 31 sayfalik iddianamede, özellikle 1990’li yillarin basindan itibaren yurt disina da açilmaya baslayan yapinin, zaman içerisinde hayatin dogal akisina aykiri sekilde dünya genelinde 160 ülkede faaliyet gösterir hale geldigine dikkat çekildi.  Örgütün kurulus amacinin, toplumun dini duygularini suiistimal ederek “Himmet” adi altinda topladigi finans ile yurtiçi/yurt disinda faaliyete geçirdigi egitim müesseseleri üzerinden amaç ve ilkeleri dogrultusunda yetistirdigi ögrencilerini, elde ettigi finans ve siyasi gücünü, örgütsel menfaat ve ideolojisi çevresinde kullanmasi oldugu belirtilen iddianamede, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tüm anayasal kurumlari (yasama, yürütme, yargi erklerini) ele geçirmek, ayni zamanda uluslararasi düzeyde büyük ve etkili siyasi/ekonomik güç haline gelmek geçmiste örgüt içinde faaliyet göstermis kisilerin beyanlarindan anlasilmaktadir. Örgüt 1970’li yillardan günümüze kadar uygulamis oldugu “örgütlenme yöntemleri”, “taktik” ve “stratejikler” çerçevesinde bütüncül bir bakis açisiyla incelendiginde; uygulanan yöntemler degisse de amacinin degismedigi, temel hedefinin Türkiye’de devletin bütün Anayasal kurumlarini ele geçirmek oldugu anlasilmaktadir. Bu kapsamda FETÖ/PDY’nin; Tabaninda bulunan insanlari istismar ederek kaynak ve mesruiyet devsirme, ögrenci seçme ekipleri ile köy ve semtlerden topladigi gençleri, bünyesindeki vakif, isik evleri, okul ve dershaneleri marifetiyle ideolojisi dogrultusunda yetistirerek insan gücü elde etme, devlet modeline uygun bir paralel örgütlenme ile gizlice basta siyaset, mülkiye, adliye, maliye, askeriye ve emniyet olmak üzere devletin tüm kilcal damarlarina sizma, yurt, okul, dershane ve isik evlerinde, beyin yikama metotlari ile sorgulamayan, düsünmeyen, mutlak itaati esas alan yapiya bagli insan tipi yetistirme, dinler arasi diyalog çerçevesinde, semavi dinlerin temsilcileri ile görüserek, kendisini Islam adina muhatap göstermeye çalisma, Devlet disinda kendisine bagli bir ekonomik sistem kurma, sirket birlikleri ve konfederasyonlar kurarak zenginler kulübü olusturma böylelikle ulusal ve uluslararasi ticarette söz sahibi olma, Konu, ÖSYS vb. sinavlarda sorulari hukuka aykiri yollarla ele geçirip, kendi mensuplarinin sinavlarda basarili olarak kamu kurumlarina ve etkin okullara girmesini saglamanin yaninda, ürettigi sahte belge ve delillerle, örgüt mensubu olmayan kisiler hakkinda adli ve idari sorusturmalarin açilmasini saglayarak devlet kadrolarinda tasfiye etme ve bu kadrolara kendi örgüt elemanlarini yetistirme yöntemlerini amacina ulasmak için kullandigi anlasilmaktadir” denildi.“Türkiye’deki güç ve kuvveti cephenize çekeceginiz ana kadar her adim, erken sayilir.” Iddianamede, su ifadelere yerv erildi: “Adliye, mülkiye veya baska hayati hayati bir müessesede bizim arkadaslarimizin mevcudiyeti öyle ferdi mevcudiyetler seklinde ele alinip degerlendirilmemelidir. Yani bunlar gelecek adina bizim o ünitelerde garantimizdir. Bir ölçüde onlar bizim varligimizin teminatidir.” “Arkadaslarimiz o sahada kabiliyetlerini gelistirmeli, müktesebatlarini gelistirmeli esas ve zannediyorum iki yanli olmalari itibariyle de sergileyecekleri performansta da daima takdir toplayacaklardir. Yani bu bizim cepheyi ögrenmeleri lazim arkadaslarin. Yani bizim hukuk sistemimizi didik didik etmelidirler, biz bir taraftan çalisip onlarin istifade edecekleri sekle getirmeliyiz, onu öyle formüle etmeliyiz”. “Allah’in Resulü kuvvet dengesinin olmadigi bir yerde ortaya atilmasinin hezimet ve maglubiyetle neticelenecegini herkesten iyi degerlendirdi ve bu sebeple de stratejisini hep temkin ve tedbirle örgütledi. Denge gözetilmediginde hezimet ve maglubiyetin kaçinilmaz oldugu sartlarda kahramanlik gösterisi ihanettir.” “Yani siz hakim degilsiniz baska kuvvetler var. Bu ülkede degisik kuvvetleri hesap edecek dengeli, dikkatli, tedbirli, temkinli yürümekte yarar varki geriye adim atmayalim… yani her sey bir oyundur. Kungfu gibi oyun, tekvando gibi bir oyun, judo gibi bir oyun her zaman insan hasmini yenmesi öyle yumruk vurup yere sermesi gibi bir sey degildir, Bazen hasimdan kaçmak, bile çok önemli bir manevra (kesinti var) çok iyi bilecek, çok iyi planlayacak ona göre yürüyeceksiniz. Kuvvet dengesi, olmadigi bir yerde kuvvete basvurmayacaksiniz, teknik, taktik, yerine sizin kalbiniz önemlidir”. Örgütün ’lider merkezli’ bir yapiya sahip oludgu belirtilen iddianamede, “FETÖ/PDY örgütlenmesi; gizlilik, hiyerarsik yapilanmasi, pelür kagitlari ile haberlesme, özgeçmis raporu verme (CV) ve kod adi kullanma gibi özellikleri ile yasadisi terörist örgütlenmelerin taktiklerini kullanmaktadir. FETÖ/PDY’ de Fethullah Gülen’in verdigi karari sorgulama anlamina gelecek her düsünce, eylem veya tavir kuvvetli ezilmekte, liderin ve ona bagli diger yöneticilerin tüm talimatlari, aklin da ötesinde bir kutsiyet kazandirilarak uygulanmaktadir. Fethullah Gülen basta olmak üzere örgüt yöneticileri, halka hitap ederken büyük bir tevazu sergilerken, örgüt içerisinde mutlak bir otorite ile hareket etmekte olup, örgüt içerisinde ödül ve ceza sistemi uygulanmaktadir. Örgüt mensuplarinin evlilikleri dahi bagli bulunduklari imamlarin izin talimatlari dogrultusunda gerçeklesmektedir. Evlilik karari veren örgüt mensubu bu durumu kendisinden sorumlu imama iletmekte, müstakbel esini yine örgüte bagli olan bayanlarin resimlerinin bulundugu bir katalogdan seçmektedir. Örgüt mensuplarinin is ve özel hayatlarindaki bütün kararlarini örgütün tasarrufuna birakmis olmalarinin altinda yatan sebeplerden en önemlisi, bagli olduklari imamlarin ve Fetullah Gülen’in hata yapmayacagina inanmis olmalaridir. Ayrica örgüt mensuplarinin tamamina belli görev ve sorumluluklar verilerek bagliliklari perçinlenmektedir. Dini unsurlari temel alarak hareket ettigini iddia eden FETÖ/PDY’nin, dini degerleri zamana ve sartlara göre kendi idealleri dogrultusunda yorumlamasi, ülkesi ve devleti ile barisik olmak yerine devleti kendisine hasim olarak görmesi, açik ve seffaf olmak yerine bir istihbarat örgütü gibi “kod isimler, özel haberlesme kanallari, kaynagi bilinmeyen paralar” kullanmasi, yönetim kadrosunun faaliyetleri yurt disinda idare etmesi ve hasimlarin saf disi etmek için her türlü baski, santaj ve yasadisi yöntemi kullanmasi, çesitli yabanci misyon temsilcileriyle mahiyeti bilinmeyen görüsmelerde bulunmasi, söz konusu yapinin casusluk faaliyetlerini de kapsayan organize olmus bir örgüt oldugunu ortaya koyan unsurlardir” denildi. “Örgütün hiyerarsik yapisi” Iddianamede, örgütün yapisi söyle belirtildi: “1. Istisare Grubu 2. Dünya imami 3. Cografi bölge imami 4. Ülke imami 5. Bölge imami 6. Il imami 7. Ilçe imami 8. Semt imami 9. Mahalle imami 10. Ev imami (Isik evleri) 11. Ser rehberler 12. Belletmenler 13. Ögrenciler ve örgüt mensuplari (sakirt ve sakirdeler)” Iddianamede, örgüt mensuplarinin uymasi gereken prensipler de söyle siralandi:  “1. Finansman kaynaklarinin tekele verilmesi, sahsi tasarruflar yapilmamasi, 2. Finansman kaynaklarinin dernege verilmesi 3. Lüksten kaçinmak, israf yapmamak 4. Dershanelere nezaret eden arkadaslar, evde kalanlara her türlü adap ve edep kaidelerini ögretecek 5. Sahsi islerimizi dahi görüsüp kararin varildigi istikamette isleri yapmak 6. Dahilde ve hariçte kim vazifelendirilirse ‘o vazifeye, o gidecek’, ‘baskasi o ise karismayacak’ 7. Herkesin nereye, ne zaman gidecegi bir sisteme bagli olarak yürütülecek (disariya gitmeler, içteki ziyaretler) 8. Kusurlarini birbirine hatirlatmak için kardes edinme 9. Bu kadroyu etrafa empoze etme, kuvvet kazandirma, çok kuvvetli gösterme (içte ve dista olacak) 10. Arkadaslarin birbirlerini kabul ettirmesi ve ittifak ettikleri o mevzuda ayni seyleri söylemesi 11. On bes günde bir, bir araya gelip ariza ve pürüzlere bakilmasi (Pazar günü ikindi-aksam arasi) 12. Bilimum disariya giden arkadaslarin tenkidinin ’15 günlük’ toplantida görüsülmesi 13. Acil durumlarda o mevzu ile alakali olan arkadas, toplanti gününü beklemeksizin Hocaefendi’ye duyurabilir 14. ‘Seriat’ fikrinin müdafii olma, ‘Risale-i Nur’ ve Üstadi Seriat’a muvafik sekliyle arz etme, Tespihat ve Evrad-i Eskar’a ehemmiyet verme, bunlarin büyüklügünü anlatma 15. Karara baglanan birseyin hiçbir zaman aleyhinde bulunmama (ima ihsas’ yoluyla dahi olsa); aksine fikir olursa ‘hakki-i hayat tanimama’ 16. Her arkadasin resmi, gayri resmi bir isinin olmasina ihtimam 17. Istisareden sonra fikir beyan etmeme, alinan kararlari infaz etme ve istisareyi kimlerle yapacagini bilme (Ashab-i Rey) 18. Kendi kardeslerimize hakta öncelik tanima, bir kardesin aleyhinde söylenecek söz vs.de onu müdafaa ve söyleyeni de ‘toplu olarak istintaka tutma’, siddetle bu iftirayi reddetme”. Iddianamede, örgüt egitim kadrosunun nitelik ve nicelik açisindan yeterli düzeye ulasmasinin ardindan kendisine bagli ögrencileri çagin gereksinimleri dogrultusunda yönlendirmis ve gelecegin elitlerini yetistirmeye basladigina dikkat çekilerek, “Egitim gönüllü diger kuruluslarin ve dini referansli yapilarin aksine FETÖ/PDY, ihtiyaç sahibi olan ögrencileri degil, zeki ve basarili ögrencileri hedef almis, hatta bu ögrencilere IQ testleri yaptirmistir. Böylelikle örgütün devleti ele geçirme amacina ulasmasina katki saglayacak kadrolasma faaliyetlerini önü açilmistir. Sonuç olarak; Fethullah Gülen’in 1970’lerin sonunda baslattigi uzun vadeli projenin ilk halkasini egitim olustururken, tedrisattan geçenler basta Emniyet, Yargi, TSK ve Mülkiye olmak üzere, devletin önemli kademelerine yerlestirilmis, bir kismi ise ‘isadami’ olmaya aday gösterilmistir. Örgüt bir yandan egitimle kadro yetistirip, bir yandan da diger alanlarda etkinligini artirmistir. Örgütün özellikle, TSK, Emniyet, Yargi, MIT, Mülkiye ve bürokrasideki örgütlenmesi ile yasadisi faaliyetleri, muhtelif tarihlerde resmi kurumlar ve istihbarat birimlerince hazirlanan çesitli raporlarla devlet arsivlerine girmistir. Fethullah Gülen ilk etapta devlete karsi savas vererek hedeflere ulasmanin yipratici olacagini teshis etmis; bu nedenle, mevcut sistemi yikmak yerine, devletin tüm kurumlarini ele geçirmeyi hedeflemistir. FETÖ/PDY, yurt içinde ve yurt disinda çok miktarda vakif, dernek, özel okul, sirket, dershane, ögrenci yurdu, yayin organi, gazete, TV istasyonu, faizsiz finans kurumu, sigorta sirketi ve radyo istasyonunu denetim altinda bulundurarak; amacina uygun planli, programli ve gizli olarak faaliyetlerini yürütmüstür. FETÖ/PDY’nin, diger devlet kurumlari gibi polis teskilati içinde de örgütlendigi, öteden beri kamuoyu tarafindan bilinmektedir. Örgütün ulasmak istedigi nihai hedefler göz önünde bulunduruldugunda, bu son derece anlasilabilir bir durumdur. Zira Emniyet Genel Müdürlügü; adli, idari ve istihbari kolluk görevi ifa eden ve ayni zamanda güç kullanma yetkisine sahip olan bir devlet kurumudur” denildi.“Örgütün haberlesmede kullandigi yöntemler” Iddianamede, faaliyet alanlarinin çesitliligine paralel olarak örgütün haberlesme yöntemlerine de dikkat çekildi. Iddianamede, “En önemli haberlesme araci GSM hatlaridir. Bu hatlar, genel olarak baskasi adina kayitli ya da örgüt kontrolündeki kurum/kurulus adina kayitli olan, abone bilgilerinden gerçek kullanicisina ulasilamayan hatlardir. Yaklasik 3 ayda bir yeni bir GSM hatti temin edilmekte ve eski hatla birlikte telefon cihazi da degistirilmektedir. Örgüt mensuplarinin kendi adlarina olmayan GSM hatlari temin edip bunlari belirli araliklarla cihazlariyla birlikte degistirmeleri dahi, legal oldugunu iddia ettikleri faaliyetlerinin illegal oldugunu ve bunlari gizlemeye çalistiklarini ortaya koymak açisindan önemli bir veridir. Anlik mesajlasma uygulamalarindan olan Skype, Whatsapp, Tango, Line, Gmail, ByLock (Turqoise), TelegramX ve Eagle IM gibi uygulamalarin FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarinca faaliyetlerinin desifresinin önlenmesi amaciyla bu uygulamalara ait ikon resimlerinin kullanilarak içlerine kurulan baska mesajlasma uygulamalari vasitasiyla mesajlastiklari, uygulamalar kullanilmak istendiginde bir sifre ara yüzü ile karsilasildigi, bu uygulamalar içerisindeki yazismalara sifre girilmek suretiyle ulasildigi tespit edilmistir. FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarinin daha önce ByLock (Turqoise) uygulamasi üzerinden sifreli olarak mesajlastiklari, bunun desifre olmasindan sonra uygulamayi terk ederek farkli uygulamalar üzerinden iletisim kurduklari görülmüstür. Eagle IM isimli program ise halen Google Play Store’da yer aldigi ve programin IOS Sürümü (Iphone, Ipad vs.) bulunmadigi 50.000 – 100.000 arasi indirme sayisinin oldugu anlasilmis, detayli olarak incelendiginde programin gizlenme amaçli simge ve adinin degistirilebildigi, Gmail, Tango, Asphalt 8 gibi popüler uygulamalar ve oyunlar seklide cihazda gözükebildigi, programin üç gün sonunda barindirdigi verileri sildigi, ByLock (Turqoise) ve Eagle IM isimli her iki programinda sohbet amaçli yaygin olarak kullanilan programlardan olmadigi, ByLock ve Eagle IM gibi programlarin, kullanici tarafindan programa sifreyle giris yapildiginda kullaniciya ait hiçbir bilgiyi kullanmaksizin kodlar atayarak iletisim saglama, verileri üç katmanli sifreleme ve veriyi sadece üç gün süreyle cihazda tutma gibi sundugu güvenlik niteliklerinden dolayi tercih edildigi tespit edilmistir. Türkiye’de Almanya, ABD ya da baska bir ülkeye kayitli GSM hatlarinin kullanilmasi, örgütün üst düzey abilerinin kullandigi yöntemlerdendir. Abone bilgilerinin sadece hangi ülkeye ait oldugunun görülebilmesi nedeniyle zaman zaman tercih edilebilmektedir. Kiralik hatlar vasitasiyla kriptolu IP telefon kullanilmasi, özellikle yurt disinda ki okullarla irtibatta kullanilan yöntemlerdendir. Canli kurye kullanilmasi, en saglikli haberlesme yöntemlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Talimat almak ve faaliyetler hakkinda bilgi vermek amaciyla dogrudan ABD/Pensilvanya’ya gidilerek örgüt lideri Fethullah Gülen ile yüz yüze görüsülmekte ve talimatlar bizzat alinmaktadir. Fethullah Gülen’in, “çok önemli hususlarin yüz yüze görüsülmesi” yönünde talimatlarinin olduguna dair bilgiler mevcuttur. Örgüt mensuplari, tedbir olarak haberlesme araçlarini degistirdikleri gibi isim zikretmekten imtina etmekte, “abi” ya da “hocam” seklinde genel ifadeler kullanilmaya özen gösterilmekte, il ve ilçe imamlari ise genel olarak “Kod” isim kullanmaktadirlar. Örgütsel görüsmeler sirasinda ‘hizmet, sakirt, Fetullah Gülen, cemaat’ gibi kelimelerin telefonda zikredilmemesine özen gösterilmekte, bulusma yeri söylenecegi zaman sifreli ifadeler kullanilmasina önem verilmektedir. Örgüt toplantilarinda verilen talimatlar ufak kagitlara yazilmakta hatta bunlarin lüzumu dahilinde yok edilebilmesi için yenilebilir özellikte olmasi saglanmaktadir. Egitim Alani: Dershaneler, PDY Evleri (Isik Evleri) ve Ögrenci Yurtlari Örgütün önemli bir ayagini ‘ögrenciler’ olusturmaktadir. Bu ögrenciler, toplumun çesitli kesimlerinden özellikle de kirsal bölgelerden sehirlere gelen fakir aile çocuklarindan olusmaktadir. Örgütün, okul ve dershanelere yönelmesinin temel amaci PDY’ye öncülük edebilecek ve zamanla kadrolarinda yer alabilecek zeki kisileri yetistirmektir. Örgüt evleri, yurtlari ya da dershanelerinden yetiserek kendilerine degisik görev, sorumluluk ve misyon yüklenmis kisilerin kamuoyuna yansimis açiklamalarindan sistemin isleyisine iliskin asagidaki bazi tespitleri yapmak mümkündür: (1) Örgütle ilk karsilasmalar genellikle dershanelerde ya da benzeri egitim kurumlarinda olmaktadir. (2) Temas saglanan ögrenciler, abilerin sorumlu olduklari evlere dagitilmaktadir. (3) Ögrenciler belirli bir okula yerlestirilmek isteniyorsa, sinavlara birkaç ay kala gruplar halinde farkli yurtlara çikarilmaktadir. Bu gruplar, daha sonra daha küçük gruplara ayrilmaktadir. (4) Her ögrenciye “kod” adi verilmektedir. “Paralel Devlet” dedigimiz yapilanma içerisinde, aslinda bölgesinden birimlerine kadar herkes “kod isim” kullanmistir. (5) Mülki idare, Emniyet, TSK ve Yargi gibi stratejik kurumlar için hazirlanacak ögrenciler. Daha özel sartlarda seçilip, özel sartlarda hazirlanmaktadir. Bunlar özellikle “dörder kisilik gruplar” halinde hazirlanmakta ve bunlarin mümkün oldugunca digerleriyle temasi sinirlanmaktadir. Bunlara “hücre tipi” yapilanma modeli uygulanmakta; Askeri okullara, Polis Akademisi ve Polis Kolejine”ne sokulacak ögrenciler,kesinlikle kendi dershanelerine gerçek isimleri ile kayit edilmemektedir. Bu ögrencilere sinav sorulari sinavlardan önce verilir. Buna örgüt jargonunda “Fetih okutmak” denir. “Fetih okutmak”, “sinavda çikacak sorularin ögrencilere okutulup ezberletilmesi” demektir. (6) Özellikle Hukuk Fakültelerinde okuyan ögrencilere top sakal biraktirilip, küpe taktirarak, girecekleri ortamda kimliklerini gizlemeleri için “stil çalismasi” yaptirdiklari bilinmektedir. (7) Dershaneler, örgütün adeta vesayet araçlaridir. Çocuklarin ve ailelerin bilgilerinin depolandigi bir veri tabanidir. Bu yapinin, her ilde en az bir okulu olmakla birlikte, aileler çocuklarinin etkilenmesini istemedigi için pek fazla göndermemektedirler. Fakat dershaneler için bu ihtimal daha az oldugundan, dershanelerine daha fazla ögrenci gitmekte ve aileleri de bu yapinin içine çekebilmektedir. Dolayisiyla konunun sadece egitim olmadigi, PDY’nin; dershanelerden üzerinden çocuklara, ailelere, l ve ilçelere, köylere ulastigi ve kontrol ettigi anlasilmaktadir. Bu bagi kopartacak sekilde, dershanelere gerek kalmayan bir sistem getirildiginde PDY’ye ya da benzeri bir yapiya ihtiyaç kalmayacaktir. (8) PDY “abilik” ve “ablalik” müessesesiyle çocuklari adeta ailelerinden daha iyi tanir hale gelmekte, gelisimini takip etmekte ve bu çocuklar bahanesiyle ailelerin evlerine gelip bilgi toplayip, not etmektedir. Ailenin dini, siyasi, ekonomik, demografik, egitim, kültürel, etnik vb. durumu o defterlerde kayitli olup, adeta aileler fislenmektedir. Bu sekilde Fethullah Gülen örgütünün elinde, “genis bir demografik arsivin oldugu” bilinmektedir. Sonuçta “egitim alani”, örgüt için adeta bir “ara yüz” konumundadir. Zira “egitim alani”, örgüt açisindan üç temel fonksiyon görmektedir. Her seyden önce; insan kaynagi saglamakta, ikinci olarak ekonomik kaynak temin etmekte ve üçüncü olarak ise, belki her seyin ötesinde, hareketin mesru gibi görünmesini saglamaktadir. Üçüncü fonksiyon diger ikisinden daha önemlidir çünkü egitim faaliyetleri, diger gayri mesru faaliyetleri kamufle etmektedir” denildi. Iddianamede, Fetullah Gülen’in “birinci” süpheli oldugu ve diger zanlilar hakkinda, “anayasal düzeni ortadan kaldirmaya tesebbüs, silahli terör örgütüne üye olma, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldirmaya veya görevini yapmasini engellemeye tesebbüs” suçlamalari yer aldi.
Salı Güneşli -6.8 ° / -20.5 °
Çarşamba Güneşli -5.2 ° / -18.4 °
Perşembe false -4.8 ° / -17.8 °