AK Parti Grup Baskanvekili Mahir Ünal, kirmizi çizgilerinin Cumhurbaskani Erdogan’in mesruiyeti, paralel yapi ile mücadele ve ekonomik istikrarin sürmesi oldugunu açikladi.TBMM’de gazetecilerin gündeme iliskin sorularina cevap veren AK Parti Grup Baskanvekili Mahir Ünal, AK Parti’nin kirmizi çizgilerinin sorulmasi üzerine Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan ile ilgili mesruiyet tartismalarina müsaade etmeyeceklerini, paralel yapi ile mücadelenin sürecegini ve ekonomik istikrarsizlik olmamasi için mücadele edeceklerinin altini çizdi.Birilerinin 7 Haziran seçim sonuçlarini Cumhurbaskanligi seçimlerinin sonucuymus gibi degerlendirmesine izin vermeyeceklerini kaydeden Ünal, “2014’de yüzde 52 oy ile ilk kez seçilmis bir Cumhurbaskani olan ve 13 yildan beri Türkiye’nin 2023 vizyonuna dönük büyük bir irade ortaya koymus, buna da sahip çikmis Cumhurbaskanimizla ilgili mesruiyet tartismasi olusturulmasina izin vermeyiz. Bu ülkede devleti ele geçirmek için harekete geçmis, devletin iç yönetimi disinda baska merkezlerden talimat alan yapilarin etkin olmasina müsaade etmeyiz. Türkiye’de bir kriz ortaminin olusmasina, ekonomik istikrarin bozulmasina izin vermeyiz. Evet, seçmenlerimiz AK Parti’ye tek basina iktidar olma yetkesi vermemistir ama yüzde 41 oy orani ile AK Parti yaklasik 2 kisiden birinin oyunu almis, en güçlü siyasi temsile sahip ve Türkiye siyasetinin omurgasidir. Biz hiçbir sekilde istikrarsizlik ve kriz ortaminin olusmasina ve insanimizin ekmediginin küçülmesine müsaade etmeyiz” dedi.BAHÇELI’NIN AÇIKLAMASIMHP Lideri Devlet Bahçeli’nin yaptigi açiklamayi degerlendiren ve Bahçeli’nin çözüm süreci üzerinden HDP ve CHP’yi adres göstererek, “Biz serefimizle ve namusumuzla yolumuza devam edecegiz“ ifadelerini kullandigi belirten Mahir Ünal, Bahçeli’nin sözlerinin diger partileri namus ve seref konusunda itham ettigi anlamina geldigini söyleyerek, “Bu seçmenin verdigi mesaji Bahçeli’nin anlamadigi anlamina geliyor. Hiçbir sekilde hiçbir siyasi partinin bu süreçte kendisini temsilci olarak TBMM’ye göndermis seçmene dönük sorumsuz bir dil kullanmasi dogru degildir. Bu seçim ile birlikte seçmen bir sorumluluk testine bütün siyasi partileri sokmustur. Siyasi partiler daha sorumlu, dikkatli bir siyaset takip etmeleri gerekiyor” diye konustu.