Erzurum Valisi Seyfettin Azizoglu, 12 Mart Erzurum’un düsman isgalinden kurtulusunun 100’ncü yildönümü dolayisiyla bir mesaj yayinladi.Tarihi binlerce yillik geçmise dayanan, birçok medeniyete besiklik etmis olan Erzurum için 12 Mart 1918 tarihinin dönüm noktalarindan oldugunu ifade eden Vali Seyfettin Azizoglu, mesajinda su görüslere yer verdi: “Ülkemizin ve bölgemizin düsman isgalinden kurtulusu olan bu günler ayni zamanda acinin, kederin ve hüznün uzun süre yasandigi, gözyasinin dinmedigi zamanlardir. Bu zor günlere ragmen; Anadolu insaninin onurunu, gururunu, din, vatan, millet ve bayrak sevgisini ve kahramanliklarini göstermesi bakimindan da önemlidir ve tarihe düsülen en önemli not niteligindedir. O dönemin imkânsizligi ve yokluklarina ragmen Erzurum, Kurtulus mücadelesini, dadasa yakisan bir secaat ve zaferle noktalamistir. Bu sene Erzurum’un düsman isgalinden kurtulusunun 100. yilini idrak etmekteyiz. Bu kutlamalarin amaci; tarihin derinliklerine gidebilmek, o yillarda yasanan acilari anlayabilmek ve bu acilardan ders çikarabilmektir. O gün bizlere bu acilari yasatan küresel güçler geçen 100 yillik süre zarfinda da bos durmamis, yüce milletimizin huzurunu bozmak için akla hayale gelmeyen yöntemlerle bizi birbirimize düsürmek için ugrasmis, güçsüz düsürmek, dünya sahnesinden silebilmek için çaba sarf etmislerdir. Nitekim 15 Temmuz 2016 tarihinde hain darbe girisimini sahneye koymuslardir. Bu darbe kalkismasi karsisinda sagduyu hâkim olmustur. 7’ den 70’ e Türk halki meydanlara inip, tanka, topa ve silahli saldirilara karsi yekvücut olup, hain darbecileri püskürtmüslerdir. Tek vatan, tek millet, tek devlet, tek bayrak anlayisiyla, Türk milleti; bu hainlere karsi yeni bir kahramanlik destani yazmistir. Yenidünya düzeninde, bir kez daha adini altin harflerle yeniden tarihe yazdirmistir. Böylece, Milli irade tecelli etmis olup, Yüce Türk Devletini ortadan kaldirmaya çalisan bedbahtlara da gerekli cevap verilmistir. Bu önemli ve ayni zamanda esef verici günlerimizi ah vah ederek degil, ders çikararak kutlamaliyiz. Bizler o kötü günleri hayal dahi etmek istemeyiz. O halde top yekûn güçlü olmak zorundayiz. Birbirimize kenetlenmek, ülkemizi güçlü, insanimizi mutlu, huzurlu ve yarina güvenle bakabilen bireyler haline getirmeliyiz. Gelecegimiz için çalismali ve üretmeliyiz. Geçmisimizden dersler alarak, gençlerimizi egitmeli, yenidünya düzenine çok daha iyi hazirlamaliyiz. Zira artik savaslar bilgi, güç ve ekonomi üzerinden yapildigi hepimizin malumudur. Kendi güç ve potansiyelimizin, dünyada hiç bir millete nasip olmayan vatan aski, millet ve rengini sehitlerimizin kanindan alan ay-yildizli sanli bayrak sevgimizin farkinda olmaliyiz. Ilimiz, yukarda da belirttigim üzere, birçok medeniyete ev sahipligi yapmis, tarihi derinligi olan bir vatan parçasidir. Erzurum hiç süphe yok ki; Kurtulus Savasimizin, Cumhuriyet’e giden yolun önemli kilometre taslarindan en önemlisi olmustur. Mustafa Kemal Atatürk, 23 Temmuz 1919’da Erzurum Kongresi’ni burada gerçeklestirmis, Kurtulus’a ve Türkiye Cumhuriyetinin kurulusuna giden yol, 12 Mart 1918’de düsman isgalinden kurtarilan Erzurum’dan baslamis ve Cumhuriyeti kuran sehir olarak, tarihe geçmistir. Tarihten önemli dersler çikaran Sehrimiz bugün de globallesen dünyada hak ettigi yeri alma noktasinda önemli adimlar atmistir. Cumhuriyetin kurulmasindan bu tarafa, ülkemiz ve Sehrimizde de gelisim ve degisim noktasinda atilimlar gerçeklestirilmistir. Müreffeh bir gelecek için Ilimiz, çagdas dünyaya ayak uydurabilen, teknolojik gelismeleri yakindan takip edebilen bir kent hüviyeti kazanmistir. Bir dünya Kent’i ve kis olimpiyat sehri olan Erzurum yarinlara güvenle bakmaktadir. Insanimiz artik yakin tarihi ikiye ayirmakta; UNIVERSIADE – EYOF ’den önce ve UNIVERSIADE- EYOF ’den sonra diye adlandirmaktadir. Bu baglamda, hedefimiz Ilimizi 2026 Kis Olimpiyatlarina aday olabilmesi için gereken hassasiyet ve çabayi göstermektir. Bu olumlu iklimi insanimizin pozitif enerjisi ile harmanlayip, sehrimizin gelisiminde harç yapabildigimiz takdirde, yukarida belirttigimiz güçlü Türkiye’yi ve gelismis bölge sehri Erzurum’u vücuda getiririz. Ancak, o zaman kurtulus yillarindaki o kötü günlerin mazide kaldigini söyleyebiliriz. Dünyanin gözünün ülkemizde ve son yillarda da ilimizde oldugunun bilinciyle hareket etmeliyiz. Bu günlerde ilimizi her yönüyle “Marka Sehir Erzurum” yapabilmek için hemen her kesim kafa yormakta, beyin firtinasi gerçeklestirmektedir. Ilimizin öncelikleri ve firsat alanlari masaya yatirilmaktadir. Ümit ediyorum ki çok kisa sürede bu çalismalarin getirilerini görecegiz ve Anadolu’nun zirvesindeki Erzurum’u marka bir sehir haline getirecegiz. Bu duygu ve düsüncelerimle, tüm Erzurum’ lularin bu mutlu ve tarihi gününü kutluyor, bir daha bu günlere düsmemek ve dönmemek için herkesin üzerine düsen görevleri yerine getirmeleri inanciyla, milletimize bu aci ve hüzün dolu günleri bir daha yasatmamasini, Allah’tan temenni ediyor, sevgi ve saygilarimi sunuyorum.”