“Can bula canânını, bayram o bayram ola,
Kul bula sultanını, bayram o bayram ola…”
Ramazan Bayramı, bir toplumun vicdanını, hafızasını ve insanlık ölçüsünü ortaya koyan en önemli zamanlardan biridir. Ancak bugün, bayramların içi boşaltılmış; anlamı törpülenmiş, ruhu neredeyse yok edilmiştir. Eskinin bayramlarıyla bugünün bayramları arasındaki fark artık nostaljik bir özlem değil, açık bir yozlaşmanın göstergesidir.
Bir zamanlar bayram; paylaşmanın, hatırlamanın ve vefanın adıydı. Kapılar kilitlenmez, gönüller kapanmazdı. Çocuklar sokaklarda bayramı yaşar, büyükler evlerin en kıymetli yerinde ağırlanırdı. Şimdi ise bayram, birkaç saniyelik mesajlara sıkıştırılmış, sosyal medyada gösteriş malzemesine dönüştürülmüş durumda. Ziyaret etmek yerine “yazdım, görevimi yaptım” anlayışı hâkim. Bu, sadece bir değişim değil; açıkça bir değer kaybıdır.
Daha acı olan ise yaşlılara yönelik tavrımızdır. Bir toplumun en büyük ayıbı, kendisini var eden kuşağı unutmasıdır. Bugün birçok yaşlı, bayram günlerinde bile yalnızlığa mahkûm ediliyorsa, burada ciddi bir vicdan sorunu vardır. Huzurevlerinin dolup taşması kader değil; ihmalkârlığın, bencilliğin ve duyarsızlığın sonucudur. Bayramda kapısı çalınmayan bir büyüğün sessizliği, aslında hepimizin ortak suçudur.
18-24 Yaşlılar Haftası, çoğu zaman birkaç resmi mesajla geçiştirilen bir takvim detayı gibi görülüyor. Oysa bu hafta, sadece yaşlıları hatırlamak için değil; onlara nasıl davrandığımızla yüzleşmek için bir fırsattır. Gençlik, hız ve tüketim içinde savrulurken; yaşlılık sabrın, emeğin ve birikimin temsilcisidir. Bu iki kuşak arasındaki bağ koparsa, toplum sadece geçmişini değil, yönünü de kaybeder.
Gerçek şu ki, biz bayramları kaybetmedik; bayramları yaşatacak değerleri terk ettik. Saygıyı azalttık, sabrı unuttuk, vefayı gereksiz gördük. Sonra da “nerede o eski bayramlar” diye sormaya başladık. Oysa cevap basit: Eski bayramlar, eski insanlar kadar vardı.
Hâlâ geç değil. Bir kapıyı çalmak, bir büyüğün elini tutmak, bir çocuğun gözünde bayram sevincini büyütmek bizim elimizde. Bayramı yeniden bayram yapmak istiyorsak, önce insanlığımızı hatırlamak zorundayız.
Bu vesileyle, kırgınlıkların son bulduğu, unutulan değerlerin yeniden hatırlandığı, büyüklerin yalnız bırakılmadığı gerçek bir bayram temennisiyle…
Hayırlı bayramlar.



