Feridun Fazıl Özsoy


TÜRKÇE ANLAŞMAK...

TÜRKÇE ANLAŞMAK...


 

Dün sabah kahvaltı yaparken TRT FM dinliyordum...

Mikrofon başında sevgili dostum, TRT’nin deneyimli sunucusu Acar Acartürk vardı...

Acar, telefondaki konuklarıyla Türkçe kelimeler üzerine söyleşiyordu.

*

Yayına aldığı her konuğuna yabancı kelimelerin Türkçedeki kullanımlarını soran ve örnekler isteyen Acar, Karamanoğlu Mehmet Bey gibi Türkçe Dilinin doğru kullanımı üzerine hassastı.

Hatırlayınız Karamanlı Beyliğinin lideri Karamanoğlu Mehmet Bey, 13 Mayıs 1277 tarihinde yayımladığı meşhur fermanında şöyle diyordu;

‘Şimden gerü hiç kimse divanda, dergâhda, bergâhda, mecliste, meydanda ve dahi her yerde Türk dilinden özge söz söylemeye...’

*

Teknolojinin ve İletişim Dünyasının gelişimi ile birlikte, yaşadığımız  köyde de sınırları korumak hayli zorlaştı ve istilalar baş gösterdi.

Bu durum konuştuğumuz dile de yansıdı...

Okumak da azalınca bu durum iyiden iyiye kendini hissetirdi.

Özellikle gençlerin kendi arasında oluşturdukları saçma-sapan, uyduruk ve kuralları olmayan bir dil ortaya çıktı.

Bu yapma dilin hiçbir kuralı yoktu ve yalnızca kısaltmaya dayanıyordu.

‘Kardeşim’ yerine ‘Krdşm’

Ya da,

Selam’ yerine ‘slm’ gibi...

‘Çek ve rezerve etmek, okey,  spontone, yes, larç, branç’ önemli sözcüklerden bazılarıydı...

*

‘Kanka’, ‘Aynen öyle’, ‘Var ya’, ya da ‘hadi canım sen de...’ gibi asalak cümlelerle anlaşan bu insanlar yabancı bir ülkede yaşıyor olsa gerek...

Halbuki dil, nesillerin birbirleriyle anlaşmasındaki en önemli iletişim aracıdır.

*

Bu durumda Karamanoğlu Mehmet Bey’in fermanı ve ya Acar Acartürk’ün çabası daha da anlam kazanıyor...